Merhaba!
Bu haftasonlarını yavaşlatmak için bir çare, çözüm yok mu acaba? İnanılmaz bir hızla akıp gitti cumartesi ve pazar. Yine. Apartmanı dış cephe kaplaması yapıyorlar; hafta içi pek çalışmayan işiler sağolsunlar; tüm mesailerini haftasonuna saklamışlar sanırım. Sabahları "zrrrrrrrr" diye bir matkap sesiyle mutlulukla (!) uyandırdılar bizi. Sonra Çağan da gecenin ortasında uyanmayı adet edindi bu sıralar. Hele pazar sabahı 4'te uyandı ve öğleden sonra 4'te zor uyudu!
Geçen hafta yaşadığım güneş yanığı vakasından sonra, gündüz erken çıkmak gibi bir gaflete kapılmadık. Cumartesi akşam 7 gibi, Ellinci Yıl Parkı'na gittik; biraz dolaşmak için. Tabii Çağan'la biraz zor oldu çünkü elini bırakınca önüne bile bakmadan koştur koştur gidiyor ve düşüp kendini yaralamasından koruyoruz. İnşallah ergoterapinin bu anlamda faydasını görürüz. Sonuç için yine beklemek lazım, yani sabır. Bu kareyi de gün batarken çektim, dilimde yine aynı dizeler;
BİR GÜNÜN SONUNDA ARZÛ
Yorgun gözümün halkalarında
Güller gibi fecr oldu nümâyân,
Güller gibi... sonsuz, iri güller
Güller ki kamıştan daha nâlân;
Gün doğdu yazık arkalarında!
Altın kulelerden yine kuşlar
Tekrârını ömrün eder i'lân.
Kuşlar mıdır onlar ki her akşam
Âlemlerimizden sefer eyler?
Akşam, yine akşam, yine akşam
Bir sırma kemerdir suya baksam;
Üstümde semâ kavs-i mutalsam!
Akşam, yine akşam, yine akşam
Göllerde bu dem bir kamış olsam!
Ahmet Haşim
Pazar günüyse, matkapların sesine öğleye dek zor tahammül etikten sonra; önce babaanneciğime uğradık, çünkü biraz rahatsız. Hem biz onu gördük, hem de o Çağan'ı görmüş oldu ve mutlu oldu. Birbirimize hep yakın oturduk, bunun faydasını işte en çok bu günlerde görüyoruz. Çekirdek aileyi seviyorum, ama büyük ailenin alt kümesi olmak da çok hoşuma gidiyor :)
Sonrasında, bir AVM'ye gittik, çünkü ben D&R'daki Can Yayınları 7TL kampanyasından almadığım kitap kaldı mı diye merak ediyordum; gittim gördüm, kalmamış. :) Şaka şaka, bakındım ama alacak bir şey bulamadım. İyi de oldu, çünkü almamam lazım, çünkü okuyacak çoook kitabım var; ki daha bugün yeni bir kargo daha geldi! Haydi bakalım bir, neler gelmiş?
Melike İnci, uzun süredir Instagram arkadaşlarımın okuduğu kitaplardan aşina olduğum bir yazardı; nihayetinde ben de ilk romanını okuyarak onunla tanışmaya karar verdim.
E, alışveriş yapacakken; o gün kitapyurdu.com'da "Lugat 365/Bazı Kelimeler Çok Güzel" in %50 indirimde oldıuğunu gördüm; durur muyum, attım sepete!
Son olarak da, çok sevdiğim yazar Ayfer TUNÇ'un "Memleket Hikayeleri" isimli kitabını aldım. Bir tür Cumhuriyet panoraması da denilebilir. En kısa zamanda okumak istiyorum :) İletişim'in "Memleket Kitapları" serisi zaten bir harika, daha evvelden de başka kitaplarını okumuştum.
Şu sıra zaten yine bir Ayfer TUNÇ romanı olan, "Dünya Ağrısı"nı okuyorum. Dün başladım. Ondan evvel de Paulo Coelho'dan "Hippi"yi okuyup bitirdim.
Hippi, bir yol romanı gibi. Paulo Coelho kendi hayatının o döneme rastlayan kesitini yazmış aslında; çiçek çocuklar, Dünyanın merkezi, Amsterdam'dan Katmandu'ya yolculuk... Hippiler kimlerdir, ne düşünür, ne yapar, nasıl yaşarlar; felsefeleri nedir, o zaman Dünya'da olan bitenler nelerdir? Bir çok soruya cevap verdiği gibi, tadına doyulmaz cümleler de sunmuş altı doya doya çizilecek. Kitabın sadece kapağı fazla hoşuma gitmedi; ne bileyim, hippi ruhlu bir kapak ama bana çok karışık geldi nedense :))))
Peki, siz neler okuyorsunuz?


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder