20 Temmuz 2018 Cuma

Beklerken

Alıntıdır.

Bacak bacak üstüne atmış, döner sandalyenin üstünde oturuyor.
Ayağının ucunda sinirli sinirli terliğini sallarken; kayıtsız bir edayla bir yandan bilgisayar ekranından akan verileri izliyor, bir yandan da tek tük çıkıp gelen uykulu refakatçilere bilgi veriyor.
Sıkılıp bunaldığı her halinden belli. Birisi dokunsa patlayacak. Ama Allah'tan bugün gelenlerin hepsi çekingen, sönük tipler. 
Dibini gördüğü kaçıncı kahve, ne illet nöbet, bitmek bilmedi.

Terlik biraz daha hızlanıyor.

Sigara bitti, dışarı gönderecek kimse de yok, Didem'e mesaj atayım gelirken bir paket alsın.
Köşedeki odadan bir öksürük krizi daha geliyorum diyor. Geceden beri dinmedi, o öksürdükçe kendisi de nefes alamıyor gibi hissetti, daraldı.
Geceleri o da şafağın sökmesini bekliyor dört gözle. Bir güneş doğsa sanki her şeyle daha kolay baş edecek. Karanlığın belirsizliğinden çocukluğundan beri ürküyor.

Terlik durdu.

Hiç iyiye giden bir değeri olmaz mı bir hastanın? Olmaz, çünkü o da bunaldı yaşamaktan. Herkes kalsın diye direnirken, o gitmek istiyor. Dili sustu, bilinci kapalı; makinelerle, kablolarla uzatmaları yaşatıyoruz. Ama bile bile tıkıyoruz kulaklarımızı. O da ne yapsın, en son artık tahlil sonuçlarıyla haykırıyor bize; "Bırakın da gideyim!"
Sorgulama, diye kızıyor kendine. Sorgulayınca, işler zorlaşıyor, anlayamadın mı? Senin işin bu, sen onu yaşama bağlamak zorundasın. Gerisinden sana ne?

Terlik yavaş yavaş gene sallanmaya başladı.

Ayağa kalktı ansızın, pencereye yürüdü, terliklerini pranga gibi sürüklüyordu. Gözlerini zindan geceye çevirdi.
Azıcık ışık, yıllardan beri ilk kez dua etti, Allahım ne olur güneş bari doğsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Derman

Gözlerimde bir damla, düştü düşecek.. Çok uzak bir yoldan eve dönmüş gibiyim; ve siz kollarınızı açıp karşıladınız beni.. Ne iyi geldiniz ba...