Değerli okur, nasılsın? Çok oldu değil mi sana hal hatır sormayalı? Sen benim kusuruma bakma. Ben şu sıralar kendime de fazlaca sormuyorum "Nasılsın?" diye. Sürekli yazıyorum ama. Aklıma neler geldiyse yazıyorum. Bu aralar biraz daha soyut ve karmaşık yazıyorum sanırım, umarım sıkılmıyorsun.. Bu bir ilerleme mi, yoksa bir eşikten mi geçiyorum bilmiyorum. Ama yolumuz bir şekilde kesişiyor ve burada durup şöyle bir bakınman bile benim için çok kıymetli, teşekkür ederim..
![]() |
| Alıntıdır. |
Haftasonu hava kapalı Ankara'da. Dün Selçuk okul arkadaşlarıyla kahvaltıya gitti, Çağan'la evdeydik tün gün. Bugün de keşke ben başımı alıp bir yerlere çıksam. Evden Kızılay'a yürüsem o da yetecek. Kulaklığı da takarım aslında. Bakarsın defter kitap takılma zamanım olur. Çünkü herkesin kendine ait biraz zamana ihtiyacı var. Anaların da. İlgili makama arz olunur, huu duyuyo musun Selçukcum? - Bu yazı biterken sanırım evden çıkacağım, inşallah!
Dün Kate Atkinson'ın Geç Kapıdan Körebe! adlı romanına başladım. İlk defa okuyorum yazarı, diline bayıldım yahu! Çağan'la didişmeseydik bayağı okurdum aslında ama gönlümce ilerleyemedim. Ama gerçekten hazine bulmuş gibiyim değerli okur, aynı frekansta olduğum insanlarla karşılaştığımda olduğu gibi aynı frekansta olduğum yazarlarla karşılaşınca da inanılmaz mutlu oluyorum. İstiyorum ki o hep yazsın, ben hep okuyayım...
Aa, bak yazar dedik, benim sevgili Macar yazarım Magda Szabo'nun Abigail'i YKY tarafından yayımlandı. Gördüğümden beri aklımda da bugün ancak alabildim. Magda Szabo hayranı olduğumu daha evvelden defaatle belirtmiştim zaten. Dememe gerek de yok ama bütün kitaplarını okudum. Bu arada Hikmet Hükümenoğlu'nun Harika Bir Hayat'ını da okumak istiyorum ama önce bir Abigail'i okuyayım. Hatta dün akşam mesaj geldi, kargoya verilmiş. Gelir gelmez başlayasım var :)
Neyse, son günlerde mutadım olduğu üzere “daldan dala atlayarak” bir yazının daha sonuna geldim. Pek tabii size bir şarkı armağan etmeden bitirmeyeceğim. Rutin İyidir ile olan çok kültürlü çalma listeleri hususundaki bahsimizin üzerine, geçenlerde Instagram Keşfet'te önüme düşen şu zarif şarkıyı -yapay zeka çok enteresan, hayranlık verici ama aynı zamanda ürkütücü de- pazarınıza armağan ediyorum;

Şarkı çok hoştu lakin bomba Magda'nın kitabı. Szabo yıllar yıllar önce bana şu cümleleri yazdırmış kişidir, o derece yani:)
YanıtlaSil"Şu yakın tarihte hayatıma girmiş ikinci şey bu kitap, ve şu yakın tarihte hayatıma girecek hiçbir şeyin birinci olma şansı yok, ne yazık ki. O yüzden bu ikinciliğe o gözle bakılsın lütfen"
Not: Kitap Kapı'ydı:)
Sizinle benzer beğenilerimizin olması benim için ne mutluluk <3
SilVe "Kapı" ah ne güzeldi....
Peki "Kapı"nın filmi? Helen Mirren ne biçim bir Emerenc'di. Benim Abigail geldi, elimdeki bitsin başlıyorum...
SilBen elimdekini okuyamıyorum ya, acaba ne zaman bitecek de başlaycağım, oysa ne de güzel başlamıştı :(
SilAkşam eşim bir süredir olduğu iş seyehatinden dönüyor. Mutfakta onun için sevdiği yemekleri yapıyorum. Tencerelere yemekleri koydum pişmeye bıraktım şöyle bir oturayım dedim. Yazınızı görünce çok sevindim benim için kaliteli bir mola oluyordu. Tam dalmış okurken birden çorba taşma sesiyle irkildim 💔 en sevmediğim şeyler listesinde ilk üçün içinde. Neyse hallettik. Zaten niçin halletmeyelim ki biz herşeyi hallederiz.. Bu arada Ankayada yaşadığınızı öğrenince çok sevindim. Belki hoş bir sohbet imkanımız olur. Sevgiler 🕊
YanıtlaSilÇorba taşana dek ben de yorumunuzu büyük mutlulukla okuyordum ama keşke o çorba taşmasaydı da keyfiniz kaçmasaydı :( Cidden de ilk üçe girecek kadar sevimsiz bir durum.. Ben de geçen hafta üstüüste iki kere kahve devirdim ocağa :(((
SilBöyle güzel geri dönüşler alınca nasıl mutlu oluyorum.. Emin olun siz de bana çok iyi geldiniz.. Bendne de çok sevgiler size <3
İlkaycığım, böyle güzel bir yorumu bilhassa senden almak çok güzel :) Ama bu hisler karşılıklı <3 Blogunu ne zaman ziyaret etsem kalbim büyüyor mutlulukla :)
YanıtlaSilszabo ben de toptan okuycam kitaplarını :)
YanıtlaSilBence çok seveceksin,eminim <3
Sil