7 Eylül 2022 Çarşamba

7 Eylül, Kaş çatma bahsi ve devamı

Değerli okur, kaşlarımı çatıyorum bugün. Hatta şimdi alın kısmımın tuhaf bir şekilde ağrıdığını hissettim. İki dakika gevşesin diye bırakmaya çalışıyorum, sonrasında gene çatılıyor kaşlar. Normalde de çatık kaşlı bir ifadem yoktur aslında. Demek ki bugün de böyle kaş çatmalı bir gün geçirecekmişim. Biraz da yazıp silmeli bir gün oluyor çünkü ne yazsam beğenmiyorum, backspace ve hoop siliniyor. Bu esnada bir cümle daha silindi.

Ne kolaylık değil mi? Teknolojinin hayatımıza kattıkları kadar maalesef götürdükleri de var ama ben bugün yalnızca nimetlerinden bahsedeceğim :)



Alıntıdır.
Çoğu zaman bunun için Allah'a şükrediyorum, gerçekten :) Özellikle bulaşık, çamaşır, kurutma makinesi ve en çok da robot süpürge için. Hele en sondaki benim için hayat kurtarıcı. Mesela şu an telefondan uygulamaya girdim ve ufak bir temizlik başlattım. Çağan'ın bütün ezalarına rağmen dirayetle çalışmaya devam ediyor yavrum :) Annemin Simtel bir süpürgesi vardı aklıma geldi şu an, metalik yeşil ve mat bordo, altında üç tekerleği, üzerinde de saplı bir yuvarlak kapağı vardı. Yuvarlak ve derin toz torbasının içine evin tozunu kirini çeker, sonra da o kapak kısmından geri saçardı. Şimdiki gibi Dyson'lar, hepa filtreler filan nerde? Ama şu ilandaki süpürgenin vakurlunağa, şu duruşa bir bakın :)



Ama tabii merdaneli çamaşır makinesini düşününce elektrik süpürgesi bir nebze daha ileri bir noktadaydı bana göre. Merdaneli çocukluğumun asıl kabusuydu. Annem çamaşır yıkarken ben iki gözü iki çeşme ağlardım, çünkü zihnimde merdaneye elini kaptıran kadınlara dair şehir efsaneleri döner dururdu. Küçücük, sobalı banyoda annem hem yıkar, hem durular, üzerine de merdaneye verir sıktırırdı. Bildiğin ağır işçilik yani. Sonrasında annem bir çamaşır makinesi aldığında resmen çağ atlamıştı kadıncağız. Bulaşık makinesi ise bizim eve en son girenlerden oldu, "Elimde yıkıyorum ben," direnmelerine 2005 yılında son verdi ve bir bulaşık makinesi aldı. Halbuki çalışan bir kadındı da üstelik. Burada anneciğime ve emsali tüm kadınlara sizlerin huzurunda bir Şeref Madalyası sunmak istiyorum. Bu kadar zorluğun arasında hem ciddi bir masabaşı işinde çalışır, üzerine de başarıyla ev kadınlığı yapardı. Bir akşam dahi yemeksiz kalmadık, ütüsüz çıkarmadı bizi evden mesela. Ben onun tırnağı olamam. Çok yaşa sen annem 💜 Öpüyorum güzel ellerinden 🌻

Konu kaş çatmaktan nerelere geldi, ama kaşlar da hala çatık. Sevgiler değerli okur, bakalım yarın ne bulacağım :) Bu arada sizin bu döneme dair anımsadıklarınız varsa paylaşın benimle :)

9 yorum:

  1. Aynı süpürge bizde de vardı:)) merdaneli aldık yıllarca kenarda ağbime çeyiz olarak durdu. Düğün öncesi rahmetli teyzem geldi, delimisin aç çamaşırlarını yıka dedi. İlk olarak maj-kinayı deneyen teyzem suyu döktü su yerlerde idi:)) durduğu yerde su hortumu çürümüş:)) sonrasında en çok ben kullandım makinayı otomatik alana kadar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah rahmet eylesin teyzenize, çok güldüm okurken :)) ama iyi ki de aklına gelmiş, bak en azından kullanılmış makine :))

      Sil
  2. Madalyamı aldım ve taktım, esasen yarın da takdim edebilirdin, törenle :)))))

    YanıtlaSil
  3. anneee merdane kabusu amanin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama ne korkunçu o merdane, içinden geçirdiğini dümdüz ederdi :)))

      Sil
  4. Annenin ve tüm annelerin ellerinden öperim :) benimki de çalışan anneydi ve gecenin köründe cam silip perde yıkamalarını hiç unutmadım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah hocam, atom karınca gibiler değil mi, nasıl bir ara kuşak öyle; ne ev içlerinde, ne de tümden dışarılarda.. Nasıl zor aslında baktığında.

      Sil
  5. Evet, ben de ben de; eskiden daha iyiydim ama son zamanlarda kendimi baskılamıyorum. Daha serbest. Yaş mı ilerliyor? :)

    YanıtlaSil

Derman

Gözlerimde bir damla, düştü düşecek.. Çok uzak bir yoldan eve dönmüş gibiyim; ve siz kollarınızı açıp karşıladınız beni.. Ne iyi geldiniz ba...