Değerli okur, bugün aslında yazacak pek dişe dokunur bir şeyim yoktu. Hatta bugün Amirim sordu, "Yeni yazı bayadır yok?" diye, dedim "Bazen yazacak bir şey bulamıyorum," Biraz da sorumluluk yükledi bu soru bana açıkçası. İyi de oldu. Amirimden söz açmışken bir de buradan kutlayayım, doğum gününüz kutlu olsun amirimmm!! 😎😎😎
| Alıntıdır. |
Neyse, yazacak bir şey yoktu aklımda ama yine o meşhur iş dönüşü yollarımda aklımda çalan müzikle birlikte bir imge canlandı. Bir damla mürekkebin suya damladıktan sonra, usul usul yayılmasıydı canlanan sahne.
Yıllar evveline ışınlandığımızda anımsıyorum da bana hediye edilen ilk kitap Karınca Dostlar adlı bir çocuk romanıydı. Muhakkak başka kitaplar olmuştur ama benim miladım Karınca Dostlar ile başlar. Cep boy, mavi ciltli Milliyet ya da Karacan Yayınlarından çıkan kitaplardandı, sırt kısmında da küçük bordo zemin üzerine yaldızla kitabın adı basılı. Annem o zaman İçişleri Bakanlığında çalışıyor; muhtemelen bir öğle arası Olgunlar Sokak'a uğramış, bana yaz tatilinde okumam için Karınca Dostlar ve adını anımsayamadığım bir iki kitap daha almıştı. Birinci sınıfı yeni bitirmiştim ama halihazırda dört yaşımdan beri okuyan bir bireydim, 1.25 miyopluk gözlerim ve Hüdaverdi tarzı gözlüklerim vardı. Olgunlar şimdiki gibi korsan hazırlık sınıfı kitapları diyarı değildi o zamanlar, sahaflar ciddi bir yer tutuyordu sokağın girişinde. Eve gelip kitapları verdiğinde ne mutlu olmuştum. -Belki de her akşam annemin resmi plakalı bir Mercedes O302 servis otobüsünden inişini beklediğim cami şadırvanının önünde, her günkü "Merhaba anne, bugün bana ne getirdin?" sorusunu heyecanla sorarken tutuşturmuştu elime, kim bilir? Hafıza ne menem bir labirent! Kütüphanenin tepesindeki hatıra kolilerinde olmasalar fotoğraflarını çekerdim çocukluk kitaplarımın. Mavi ciltlerin hiçbirini vermelere kıyamadım. :)
Bir de hediye edilenlerden Ayfer Tunç'un Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek isimli kitabını hiç unutamam. Ortaokuldayken çok ama çok sevdiğim bir Türkçe öğretmenim tayini çıkıp okuldan ayrılmadan önce giderayak diğer öğrenciler vasıtasıyla ulaştırmıştı bana. Vedalaşmaya zamanımız olmamış demek. Çok üzülmüştüm ama düşünüldüğüm için çok da mutlu olmuştum. Çok zorlasam da öğretmenimin ismini anımsayamıyorum şimdi. Aramızda çok güzel bir dostluk vardı. Bana okumam gerekenler konusunda tavsiyelerde bulunur, kendi akranıymışım gibi teneffüslerde benimle sohbet ederdi. Kitabın bana ulaştığı yaz tatilinin başından sonuna dek belki üç defa baştan sona okumuş, canım sıkıldıkça da zaten maddeler halinde düzenlenmiş kitaptan rastgele bölümleri seçip yeniden gözden geçirmiştim. Ayfer Tunç'un YKY'de editör olduğu dönemler sanırım, kitap da YKY baskısıydı. Daha sonraları okuması için birine ödünç vermiştim sanırım, yitip gitti :( Halbuki bir öğretmenin öğrencisine verdiği değerin en somut haliydi benim için o kitap. Yine dağlandı yüreğim.
Yaa işte böyle değerli okur, bir mürekkep damlasından nerelere uzandık. Bakalım bir sonraki yazıda neyle karşılaşacaksın :)
Güzel yerlere uzanmışsınız, Ayfer Tunç'u yeni keşfettim. Henüz hiçbirini okumadım ama şu aralar tüm kitaplarını alıyorum, çünkü önerilerini çok sevdiğim birisi önerdi ve seveğime eminim.
YanıtlaSilBenim okuma sevdam da annemin bir akşam iş dönüşü Harry Potter ve Ateş Kadehi'ni getirmesiyle başlar. :) Yazayım bunu bende, gördünüz mü bana da yazı konusu buldurmuş oldu yazınız. ❤️
Hiç durmayın, bir an evvel başlayın. Bende de bekleyen üç kitabı var, sizden ilhamla ben de birini öne çekeyim o zaman, bu keyfi bekletmeyelim :) <3
Siliki kitap anısı da çok hoş :)
YanıtlaSilTeşekkür ederim Deep'cimmm :)
SilBana da orta 3'de dışardan ücretli gelen Kimya öğretmeni yazılıda en yüksek notu alınca Dostoyevsky'nin "Bir Yufka Yürekli" adlı kitabını hediye etmişti. Varlık Yayınları, Cep Kitapları. 2-3 yıl önce kitaplığı kurcalarken elime geçti, duygulandım, esasen sevmezdim bile adamı, çok sertti ama zaman sivrilikleri yumuşatıyor. Tuttum Instagrama koydum. Ne oldu dersin? Bir takipçimin amcası çıktı öğretmen iyi mi? Hayat ne biçim sürprizlere gebe...
YanıtlaSilYaa, gerçekten de tam sürpriz olmuş :) Ama ne güzel söylemişsin, zaman sivrilikleri yumuşatıyor. O vakitler bir kaşık suda boğacağın insanları şimdi görsen hafif bir tebessümle selamlayıp belki de hal hatır soruyorsun..
Silşahane bir "serbest çağrışım" yazısı daha! bana da hediye edilen ve unutulmazım kitaplar vardır. ben de öğrencilerimden en iyi not ortalaması getirene her dönem / her ders için kitap hediye etmeye çalışıyorum. ileride ellerine aldıklarında gülümseyecekleri bir anıları olsun :)
YanıtlaSilŞule Hocam, siz böyle diyince ben imreniyorum ama, keşke sizin öğrenciniz olabilseydim, ne şanslılar :) <3
SilCep boy mavi cilt ve kuşe kağıda baskılı dış kapak, Milliyet'in çocuk kitaplarıydı, bu yazı vesilesiyle gidip sevdim onları:)
YanıtlaSilÇok güzeller ama sevilmeyecek gibi değiller ki. Hele bir kitap vardı, "Çocuklara 1001 Soru-1001 Cevap" diye, Allahım hala unutmam ağzına kadar bilgi doluydu, bayılırdımmm :) Sonrasında aynı yazarların yetişkinler için de "İnsan Nasıl İnsan Oldu?" diye bir kitabının olduğunu öğrenmiştim, hatta lise tarih öğretmenim okumam için kitabı bana ödünç verdiğinde öğrenmiştim, bakın yine nasıl konumuza uğrayan bir tesadüf oldu :))
SilLudovico Eunaudi'ye bayılıyorum, bu parçayı özellikle seviyorum. Yazıyı ilk okuduğumda da şimdi bunu yazarken de dinledim, mutlu oldum. Teşekkürler. :)
YanıtlaSilNe demek canım Ekmekçim :)
Silİlham tuhaf şey zaten, hiç beklemediğimiz bir anda bir yerden çıkıveriyor, ama aramak da şart çünkü aramazdan da asla bulamıyorsun :)
YanıtlaSilEn yakın arkadaşım Maraş' ın kuş uçmaz lervan geçmez bir köyünde öğretmenlik yaparken ona yollamak üzere çocukluk kitaplarımı paketlemiştim. İş postalamaya gelince elim gitmemişti de sahaftan kitaplar alarak yollamıştım ona. Benimkiler hâlâ oğlanların kütüphanesinde duruyor :)
YanıtlaSil