4 Eylül 2022 Pazar

4 Eylül, Kitaplık bahsi ve Bir Kitap: Bugünden Düne, Dünden Bugüne

Değerli okur, bugün biraz daha iyiyim şükür. "Meseleleri mesele etmezseniz, ortada mesele kalmaz," sözünden hareketle, kendimi kitaplık düzenlemeye verdim. Dün tozları alınmış pirüpak olmuştu fakat rafların önünde yersizlikten meydana gelen ikincil kitap dizileri ve diğer objeler yüzünden tam anlamıyla bir keşmekeş hakimdi kitaplığıma. Bir iki düzenleme yapayım derken en basit haliyle bile kırk dakikamı aldı. Bir de en sevdiğim türkülerden açtım kendime, bugün türkü günümmüş demek ki. Söyleyenlere eşlik ede ede işlerimi hallettim. -Bir yandan da türkü söylemeyi ne çok özlediğimi fark ettim. Bundan beş yıl evvel birlikte müzik yaptığımız ufak bir topluluk vardı önceki işyerimde; her perşembe öğle arası toplanırdık. Zaman zaman huzurevi konserleri düzenlerdik. Bundan bir gün etraflıca bahsedeyim size.- En özendiğim kısım okunmayanları düzenlemek oldu. Biraz da oyaladı tabii, "Şunu ne zamandır okumak istiyordum, tüh bu da bekliyor" diye diye zaman geçti. Sürekli aldığımı fark ettim, sanırım hiç almasam bunlar en az üç yıl yeter. Ama ne yapayım tutamıyorum kendimi, bir zamanlar sigaram vardı artık o da yok :) 



Elediklerim oldu, dağıttıklarım oldu; ders kitaplarını komple tasfiye ettim ancak bu hale dek küçültebildim. Ama sanırım buraya bir tane daha kitaplık gerekiyor. 2+1 evde ise değil bir kitaplık, bir tabure bile almak mesele. Minimal olmak iyidir diyorum ama tabii ki kitaplarım hariç :) 

Ayrıca kitaplık bence yaşayan bir organizma. Bir yandan eklenenler, diğer yandan okunanlar derken sağladığım bu düzen en fazla iki hafta dayanıyor; sonra hoop gene raflarda korsan kümelenmeler :))


Neyse, kitaplar demişken son zamanlarda okuduğum ve beğendiğim bir kitabı tavsiye edeyim size; Nazan ve Zehra İpşiroğlu'nun Bugünden Düne, Dünden Bugüne adlı kitabı. Anne Nazan Hanım ile kızı Zehra Hanım, Cumhuriyet çocuğu olan Nazan Hanım'ın çocukluğundan ve ilk gençliğinden başlayan bir söyleşi yapıyorlar. Nazan Hanım evlerine gelen döneminin ünlü isimlerinden kimlerin arasında büyümemiş, hem piyano çalarak konservatuvarda okumuş hem de felsefe tahsili yapmış, çok güzel analizleri olan bir hanım. Kızı Zehra Hanım da en az onun kadar değerli bir isim. Dönem tarihine ve anılara ilginiz varsa tavsiye ederim.

Keyifli pazarlar ⭐


6 yorum:

  1. ipşiroğlu nun müthiş bir kitabı var, düşünmeyi öğrenmek ve öğretmek :)

    YanıtlaSil
  2. Selam ne iyi yapmışsınız. Eşim emekli oluyor o kitaplarını bağışladı. Daha almaya gelmediler. Kitaplar gidince bana yer açılacak. Bu kitabı not edeyim. Benim adım da Zehra merak ettim. Bu sanal aleme yazınca kitap adlarını unutmuyorum. Bir nevi bellek. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok haklısınız bir nevi bellek. Bazen eski blog yazılarımı okuyorum da o günü yeniden yaşamış gibi oluyoum. Kitabı beğeneceğinizi umuyorum. Benden de çok sevgiler Zehra Hanım :)

      Sil
  3. Söylediğin çok doğru, kütüphane canlı organizma sürekli ürüyor. Her sene artık okumayacaklarımı, sevmediklerimi, yazarına kızdıklarımı toparlayıp bir sahafa bağışlıyorum, torbalarca gidiyor ama yine yer açılmıyor, akıl erecek bir durum değil. Artık evde duvar kalmadı kitaplık da alamam, Ankara'dakileri de götürmüyorum düşün, buna rağmen. Benden sonra ne olacak acaba, asıl mesele o. Gidince bir parti daha ayıklayacağım bir raflık yer açılsa razıyım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim ayıklamamı görmelisin, ellerim titreye titreye. Ama yer de yok, korsan raflardan asıl raflar görünmüyor :) tam bir paradoks. Ben de bazen kendi şartlarımı düşündükçe o soruyu soruyorum ama, gerisini de onlar düşünsünler ne yapalım :)

      Sil

Derman

Gözlerimde bir damla, düştü düşecek.. Çok uzak bir yoldan eve dönmüş gibiyim; ve siz kollarınızı açıp karşıladınız beni.. Ne iyi geldiniz ba...