Değerli okur, her pazar yazı giremesem de pazar yazılarımın Mutad hissi vermesi hoşuma gidiyor, o yüzden lütfen "Bu ne perhiz..." diye başlamayın :) Hava fena değil bu haftasonu Ankara'da. Dün köye gittik; Selçuk bir düzine asma fidanı getirtmiş Manisa'dan, tellerin dibine doğru onları diktik. Cinslerinin isimleri çok güzeldi; Efem, Sipil Karası, Ata Sarısı, Horoz Karası bir de Ecem. Bir de dikensiz böğürtlen aldık, tellere sardırdık. Bu yıl meyve verir mi bilmem ama verirse Çağan yaşadı :) Akşama kalmadık, Ramazanda çok kolay olmuyor. Annem akşam bize geçti elinde bir tencere sarma içi ve yaprakla. Oturduk yaprak sardık. Bir ara Selçuk da katıldı bize ama sonradan sıkıldı :) Konuştuk bir hayli, nerelere gitmedik masanın başındayken ... Bugün de evde geçiyor zaman, Abigail'e nihayet başladım ama Abigail bir gençlik romanıymış meğer :))) Magda'cığımı okumak her zaman güzel gerçi ama benim beklentim başkaydı, neyse artık "Magda ne yazmışsa okurum arkadaş," diyip kendimi avutacağım.
Bu sefer hazır vaktim de varken Mart ayında okuduğum kitapları bloga vakitlice atayım istedim. Geçen ay bayağı ötelemiştim bu işi. Ertelemek iyi bir çözüm değil. Sonrasında biriken işleri yapmak daha zul geliyor. Haydi başlayalım o zaman;
Yasemin Özek'le yolum mübadele edebiyatı araştırırken kesişmiş ve İki Gözüm Despina adlı kitabıyla tanışmıştım yazarla. Sonrasında Angeliki ile Mehmet adlı kitabını okumuştum, klasik bir hikayeydi fakat anlatımı çok hoşuma gitmişti. Angeliki ile Mehmet'in devam kitabının çıktığını öğrenince mutlu olmuş ve hemen almıştım. Mart'ın ilk kitabı da bu sayede Bu Böyle Yarım Kalmayacak oldu. Fakat okuyup bitirdiğimde bende bir şeyler yarım kaldı çünkü sonu bence çok aceleye getirilmişti..
İnci Aral bende hep sırasını bekleyen yazarlardandı. Bir TEDx konuşmasını dinledikten sonra "Zamanı geldi," dedim ve nedense Şarkını Söylediğin Zaman'a gitti elim. Zamanı değilmiş bence tanışmamızın. Ya da ben aradığımı bulamadım belki beklentim daha fazlaydı.
Hatırlarsınız Arkeolojinin Delikanlısı adlı söyleşisini bayıla bayıla okuduğum harika kadın, arkeolog Ayşe Muhibbe Darga'nın kazı çalışmalarından şık sofralara her mekanda hazırladığı enfes yemeklerine aile tarifleri içeren bir kitap Kazı Başkanının Karavanası. Mutfak üzerine okumayı seviyorsanız tavsiye ederim, aralara serpiştirilmiş küçük anılar da var üstelik.
Ah Rachel'ım, canım Rachel'ım.. Çerçeve ve Geçiş'ini bayıla bayıla okumuştum. Üçlemenin son kitabı Övgü'ye dair beklentim çok büyüktü hem de.. Herkes baştan yok dese de, ben en son kitapta pes ettim. Bunda beni üzdün :(
Kate Atkinson şu sıralar Hayat, Sil Baştan ile oldukça popüler olsa da ben Geç Kapıdan Körebe'sini daha evvelden edindiğimden yazarı tanımaya bu kitabıyla başladım. Başta her şey çok keyifliydi, burada da bahsetmiştim hatta ama sonraları bende bir şeyler tükendi. Bitirebildiğim için memnunum diyebilirim.
Yukarıdaki tabloya baktığımızda bu ay okuduklarım beni "Eh..."ten öteye götürememiş. Ben de şaşırdım uzun zamandır böyle memnuniyetsiz olmamıştım... Ama benim Nisan'dan umudum yüksek. Dilerim güzel kitaplar beni, bizi bekler değerli okur.
Haydi, pazara güzel bir şarkı bırakayım da başımdaki legodan kraliçe tacımla sağı solu toparlamaya gideyim :)
Bahçemde benimde bir üzüm asmam var . Aslında bakım yapmak lazım ama uğraşmayınca üzüm vermiyor. Bol bol yaprağını veriyor, ben de tüm kış sarma yapıyorum. Benimkinin cinsi kınalı yapıncakmış.
Ayyyyy bir de çardak yapsanıza sevgili Mimoza... Seni o çardağın altında bir divanda hayal ettim, elinde kitabın ya da defterin kalemin, önünde böğürtlen suyu, ilerde Çağan'ın neşeli sesi geliyor ara sıra kulağına, hafif bir esinti, akşam saatlerinin huzuru.... Ay inşallah ya inşallah <3
Bence senin gönül gözün muazzam açık, biliyor musun bahçemdeki bademin altında böyle bir tahta sedirimiz var, ve ben yazları günbatımında orada oturup öyle güzel zamanlar geçiriyorum ki.. Senin için özellikle bir fotoğraf çekeceğim canımın içi C.'ciğimmm <3
Evet kesinlikle, yeni bir kitap keşfetmek harika bir duygu ve bunu sana verebiliyorsam ne mutlu bana :) Dilerim sen de başka kitaplar konusunda bana ilham olursun, mesela Murakami okumalarına bayılıyorum senin :)
Mart okumalarımdan ben de hiç memnun kalmadım. Abigail'e gelince, keşke ergen olaydık...
YanıtlaSilEvet Abigail benim için de büyük sürpriz oldu doğrusu :/
SilSouad Massi'yi çok severim. :)
YanıtlaSilBu ay benim okuma karnem pek zayıf, dört ince kitap sadece.
Yaa, ben Spotify'da keşfettim ama harika bir sesi var gerçekten <3
SilMuhteşem bir mart ayı olmuş adınıza. Umarım Nisan da güzel geçer. 😍🤩
YanıtlaSilOkuduklarımdan daha fazla tat alsaydım bir de, çok teşekkür ediyorumm :)
Silözek ve darga pekuuu :)
YanıtlaSilDeepcim :)))
SilBahçemde benimde bir üzüm asmam var . Aslında bakım yapmak lazım ama uğraşmayınca üzüm vermiyor. Bol bol yaprağını veriyor, ben de tüm kış sarma yapıyorum. Benimkinin cinsi kınalı yapıncakmış.
YanıtlaSilİsmi ne de güzelmiş, dilerim bu yıl üzümleri de verir size Kınalı Yapıncak :)
SilAyyyyy bir de çardak yapsanıza sevgili Mimoza... Seni o çardağın altında bir divanda hayal ettim, elinde kitabın ya da defterin kalemin, önünde böğürtlen suyu, ilerde Çağan'ın neşeli sesi geliyor ara sıra kulağına, hafif bir esinti, akşam saatlerinin huzuru.... Ay inşallah ya inşallah <3
YanıtlaSilBence senin gönül gözün muazzam açık, biliyor musun bahçemdeki bademin altında böyle bir tahta sedirimiz var, ve ben yazları günbatımında orada oturup öyle güzel zamanlar geçiriyorum ki.. Senin için özellikle bir fotoğraf çekeceğim canımın içi C.'ciğimmm <3
SilEvet kesinlikle, yeni bir kitap keşfetmek harika bir duygu ve bunu sana verebiliyorsam ne mutlu bana :) Dilerim sen de başka kitaplar konusunda bana ilham olursun, mesela Murakami okumalarına bayılıyorum senin :)
YanıtlaSil