Değerli okur, mutad pazar yazılarında hat trick yaptım. Art arda üçüncü pazarım. Boncuğumu iliştireyim. Pazar gecesi başlıyorum yazmaya ama yarın kaçta yayına alırım bilemem :) Fırsat bulmuşken yazıyorum.
![]() |
| C. Hornung - Jensen |
Ne diyordum? Fırsatları değerlendirebilmek güzel şey. Mesela şu an köydeyim. Dün akşam başladığım yazıdan başka bir yöne sapmıştım mesela, bu yazı böylece kalmıştı. Selçuk köyde kalmıştı bayramın ilk günü, kovanlarla uğraşmak için. Onu almaya geldim, nasıl bir yağmur var bu arada deli dehşet; iyi ki yağıyor.. Şimdi bir kahve pişirdim, zaman da varken fırsatı değerlendirip yazıya devam ediyorum. Aynı şey okuma için de geçerli; “Bu kadar nasıl okuyabiliyorsun?” sorusuna yanıtım net; iki arada bir derede, serviste, uykudan önce, yemekten sonra, bulabildiğim her boşlukta.
Neyse, bu hafta geçen haftaya göre daha rahat geçti. Ramazan’ı uğurlarken kolumu kaldıracak derman da kalmamıştı. Arefe günü kalan son takatimizle Çağan’ı dışarı çıkardık, Çağan iskenderden sıkıldı şu sıralar, favorisi Ikea köftesi. Bayramda ise ilk gün dedemle babaannemi ziyaret ettik kabirlerinde; güzel anıları çınlattık kulaklarda. Bugünse çifte bayram, 23 Nisan, kutlu olsun ♥️ Zaman çabuk geçti, bak bitti bile değerli okur. Zamanın değerini bilmek gerek.
Pazar şarkımızı da iliştireyim;

şarkı ne güzel :)
YanıtlaSilgeçmiş bayramlarınız kutlu olsun mimozacığım. çağan'ı öp benim için :)
Eve gider gitmezzz öpeceğimmm :))))
Sil