Bugün rotam yok değerli okur, ne yazacağımı bilmeden çıkıyorum yola. Bütün gün şu anı bekledim; Çağan uyudu, bilgisayarı kucağıma aldım -evet, duruş açısından çok sakıncalı-, kulaklıklarım kulağımda ve ben dünyada en çok sevdiğim şeylerden birini yapıyorum, yazıyorum! Bunun farkında olarak keyfini çıkarmak öyle güzel ki, keşke şu an aldığım lezzeti tarif edebilsem.
![]() |
| John Singer Sargent |
Bu hafta izin yok, mesaili bir haftaya başladım. Dün akşamdan giyeceklerimi hazırlamıştım, sabah kalkar kalkmaz Çağan'la babası için yumurtaları ocağa koydum, kendim hazırlanmaya başladım. Onlar bugün eğitime gideceklerinden benim onlarla pek bir işim yoktu. Servis saatine ucu ucuna yetiştim, az zamanım daha olsaydı saçımı düzleştirebilirdim belki. Neyse o da başka zamana kısmet. Yarın sabah eğitim sırası bende umarım sabah makul bir vakitte uyanır çocukcağızım da kahvaltısını rahat rahat ettirebilirim, öbür türlü çok zor oluyor çünkü.
Pandemi döneminde evde birlikte kalmamızın artı dönüşlerini alıyoruz öğretmenlerimizden, doğrusu bu bizi çok mutlu ediyor. Son zamanlarda gerçi ben çok yüz göz olduğumuzu düşünmeye başlamıştım Çağan'la, komut anlamında pek bizi sallamamaya başlamıştı çünkü ama kişisel iletişim ve göz teması olağanüstü artmıştı. Haziran 15'te özel eğitim kurumları açıldı. Benim en çok merak ettiğim öğretmenlerimizin Çağan hakkında ne düşündükleriydi; onlar da göz temasının ve iletişimin çok arttığını onayladılar, tabii biz çok mutlu olduk. Hatta M. Hocamızla anaokuluna hazırlığa başladı miniğim, geçen hafta sayılar kavramına adım attılar bile.
Dün eşimle konuşuyorduk kendi aramızda. "Çağan'ın attığı her adım ne büyük bir çabanın eseri, ne çok şey başardı aslında küçücük bedeniyle," dedi. Öyle haklı ki. Bizim en büyük desteğimiz ailemiz oldu çok şükür ki. Onların sevgisi ve desteği olmasa bu noktaya asla varamazdık. Özel gereksinimli bir çocuğun ailesi olmak da kendi içinde bir özveriyi vve disiplini getiriyor. Çünkü çocuğunuzu hayatın merkezine alırken, ona dış dünyayı öğretmeye çalışırken; sizin hayatınız da bambaşka bir şekilde yeniden yapılanıyor. İlişkileriniz, rutinleriniz, sosyal hayatınız, arkadaş çevreniz zamanla dönüşüyor ve değişiyor. Bu aslında bambaşka bir yazı konusu. Belki bir gün yazarım.
"Belki bir gün," dediğim çok şey var. Bakın ne yazacağımı bilmeden çıkmıştım yola, yol beni nerelere dek getirdi. Ama şimdi Üvey Kardeş'i okumaya devam etmeliyim. Bu da gün içerisinde hayalini kurduğum diğer en sevdiğim şeydi. Birazdan dolaptan dondurmamı alıp kitabımı açacağım. Sonra değmeyin keyfime değerli okur, sevgiyle <3

ne güzel yerlerden geçmiş yazı ve buzdolabı önünde bitmiş :) <3
YanıtlaSilo zaman çağanı ve ailenizi kutluyoruuz :)
YanıtlaSilel ayak çekilince iki satır yazmanın verdiği haz gibisi yok gerçekten de.
YanıtlaSil