19 Haziran 2020 Cuma

19 Haziran; Hata Yapmak

Değerli okur, bugünkü yazımda kendim üzerimden yine bir kanayan yaramı mercek altına alacağım. Başlıktan da anlaşıldığı üzere konumuz hata yapmak üzerine.

Munch
Hata kavramına dair özlü sözümüz çoktur, öyle ki şarkılar bile yazılmış hataya dair. Kendini avutmak isteyenlerimiz "Hatasız kul olmaz," dinlerken, pişmanlığı çok olanlarımız "Sen de benim hatalarımdan birisin," diyerek pişmanlık dozajını artırmayı tercih eder.

Ben hatalara takılmamayı isterim lakin biraz anksiyetik bir kişiliğim var maalesef. Bir hata yaptığımda "Allahım, neden yaptım? Niye yaptım? Şimdi bunun yüzünden şöyle şöyle olacak. Hadi bir de falan fişman da olursa!" diye diye o belki de pire kadar olan şeyi büyütüp deve yapmada üstüme yoktur. Çok dikkat ederim işlerime, ama bazen insanlık hali dediğimiz durumlar oluyor. İşte o zaman kendime zehir ederim. Üstelik kendime eleştirilerimde de çok acımasızımdır. (Bu kendime acımasızlık durumundan sonra da bahsetmek isterim. Maalesef kendimi yargılarken kendimi çok incitiyorum.) Olay geçip gittikten sonra bile döner döner o noktaya geri gelirim. "Keşke yapmasaydım, offf, kim bilir yöneticim/arkadaşlarım/ailem/eşim/dışkapınındışmandalı benim bir aptal olduğumu düşünüyordur!!!" diye senaryonun kralını yazar yazar, bir de zihnimde sahnelerim!

Oysa hata yapmak çok normal bir olgu. Hata varsa, ortada yapılan bir iş de var demektir. Sonuç olarak, sıfır iş eşittir sıfır hata. Bunu biliyor ve sıklıkla yineliyorum. Ama diğer kişilerde çok olağan gelen bu durum kendime gelince kabusa dönüyor.

Yine de, bu hataya takılma konusunu nasıl aşacağımı bilemiyorum. Varsa tavsiyeniz, seve seve dinlerim değerli okur. Minimum hatayla kalabilmek dileğimle :)

15 yorum:

  1. Aşırı dozda kendine yüklenmenin elbette kendine de zararları vardır ama yazınızı okurken aklıma şu geldi; en azından kendini hatasız görenlerden değilsiniz, bu da iyi bir şey. Çünkü kendinin de hatalı, eksik ya da yanlış taraflarının olabileceği fikrine çok uzak olan insanlar tanıyorum. Belki yazmak istediğiniz şeyden uzaklaşmış olabilirim ama yazınızı okurken aklıma bunlar geldi paylaşmak istedim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz bu husustan söz edince ben de fark ettim, evet bir de öyle bir kesim var değil mi? Aman aman, böyle olayım daha iyi :)

      Sil
  2. Hata yapmak normal evet ama aynı hatayı ikinci üçüncü kez yapmak çok kötü. Eğer bir kereye mahsus yaptığınız hatalara takılıyorsanız bunu bir daha yapmayacağım diye düşünüp tecrübe olarak görürseniz üzülmezsiniz bence :) tekrarlanan hatalar ise bilmiyorum çünkü ben de çok yaparım :D ama yine de üzülmek yerine düzeltmek için bir şeyler yapmak daha doğru geliyor bana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tekrarlanan hata değil de benimkiler hep boş bulunmaktan oluyor :))) bazen kendime bu yüzden çok kızıyorum, az daha dikkatli olsaydın diye

      Sil
  3. ayol bir insan olduğunu kabul etsenee, insan ne zaman mükemmel olmuş ki sen mükemel olcan da hiç hata yapmıcan :) hayatımız hatalarımızla dolu. hatalarla doğrular eşitliyo birbirini, sal gitsin yap hataaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, sanırım ben de kendimden bazen mükemmeli bekliyorum ama haklısın, beşer şaşar :) azıcık salmayı deneyim barii :):):)

      Sil
  4. Şunu düşünmeni önerebilirim belki: "hatasız bir insanın yakını olmak sana nasıl hissettirirdi?" ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle harika bir öneri, çok teşekkür ederim ;)))

      Sil
  5. Mükemmeliyetçi insanlar hataya karşı toleransız oluyor.Bu da en çok insanın kendisini yıpratıyor aslında...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gizliden gizliye değilim desem de aslında her zaman en iyiyi en doğru şekilde yapmaya çalışıyorum, evet bu çok yıpratıcı. :(((

      Sil
  6. Ben de öyleyim maalesef kendimi hep eksik hep yetersiz hissediyorum bu yüzden. Mükemmelliyetçilik yüzünden böyleyiz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olmasak diyeceğim de bu saatten sonra o da zor. Bence kendimizle barışalım :)))

      Sil
  7. Aynı ben :)
    Daha çok hata yaparsak belki alışırız :)

    YanıtlaSil

Derman

Gözlerimde bir damla, düştü düşecek.. Çok uzak bir yoldan eve dönmüş gibiyim; ve siz kollarınızı açıp karşıladınız beni.. Ne iyi geldiniz ba...