Değerli Okur, dün çok uzun bir aradan sonra, uzuuunca bir yürüyüş yaptım. Telefondaki adım sayım 10.757 göstermişti en son baktığımda, ki bu epey bir zamandır görmediğim bir sayıydı. İşin sayısal ve fiziksel boyutunu bir kenara bırakıyorum ama, bence bana asıl ruhsal yönden harika gelen bir yürüyüştü.
![]() |
| Alıntıdır. |
Akşam mesai bitimi eşim alacaktı beni ama hastaneye geçmesi gerekti, kız kardeşi hastanede yatıyor. Ben de madem oraya doğru gideyim dedim, Çağan da köyde olunca eve gitme telaşem yok çünkü. Başta "Acaba oradan geçen servis var mı?" dedik, sonra zaman dar olunca "Bari dolmuşa bineyim"e geçti, çünkü o sırada kara bulutlar gökyüzünde iyice toplanmıştı. Hatta bina çıkışında dışarıda bardaktan boşanırcasına bir yağmur vardı, ben de bir müddet içeride bekledim. Sonra yağmur seyrelince dolmuşa binmek niyetiyle caddeye çıktım ama bir yandan da dolmuşa binmek içime hiç sinmiyordu. Giderek azalan damlaların da etkisiyle, yürümeye karar verdim. Üzerime sabahtan yağmurluğumu geçirmiştim zaten, çantamda şemsiyem de vardı; teçhizatım tamdı anlayacağınız. Ayakkabılar da yağmur geçirmez cins olunca, kapüşonumu çektim gözlerimin üzerine dek, başladım yürümeye :)
Güzergahım yokuş aşağı olunca fazla bir efor da sarfetmedim. Önce Atakule'ye çıktı yolum. Başka zaman olsa bir uğrar, özellikle D&R'da beş dakika da olsa zaman geçirmeden asla gitmezdim. Bu sefer uzaktan selamlaştık. Botanik Parkı'nın içinden mi geçsem? diye düşündüysem de bu defa Cinnah Caddesi üzerinden ilerledim aşağıya. Sağımda çukur bir salata kasesi gibi tıka basa yemyeşildi park. Solumda ise, her zaman iç geçirerek baktığım o güzel eski Ankara apartmanları.
Şehrimi çok seviyorum, her köşesi ve her dokusuyla. Eski apartmanlarını da bir başka seviyorum. (Bu arada, siz de meraklı iseniz Instagram'da muhakkak @ankaraapartmanlari hesabını takip edin derim!) Hal böyle olunca, o güzel ve zarif yapıları uzun uzun seyrettim. Açık pencerelerin içerisinde sürüp gitmekte olan yaşamı merak ettim. (Laf lafı açıyor, parantez üzerine parantez ekliyorum: Pencereleri çok severim. Dışarından içeriye bakmayı, içeriden dışarıya bakmayı. Pinterest'te salt pencerelere ait fotoğraf ve resimlere ait bir panom var!) "Keşke benim de burada bir evim olsa..." diye içimden geçirdim..
Alçak bahçe duvarlarının içinden dışarı taşan yemyeşil ağaçların altından geçtim. Bahçe demirlerine ve apartman girişlerine sardırılmış hanımellerinin kokusunu derin derin içime çektim. Zaten Ankara sokakları, hanımeli kokusu demektir bir yerde benim için.. Ara sokaklarda dar kaldırımlar, huzurlu bahçeler ve demirler boyunca hanımeli...
Uzaktan Cinnah 19'u görünce yine heyecanlandım. Cinnah 19 Ankara Aparatmanları'nın efsanelerindendir. Ziyaret edebilmeyi, bir dairesini olsun görebilmeyi çok isterdim. Karşı kaldırımdaki BİM'in önünde oyalanıp, o inanılmaz güzel cephesini seyrettim bir süre. Deminki dileğimi geri aldım, "Allahım madem olacak bari Cinnah 19'dan olsun!" diye daha büyüğünü diledim :)
| Fotoğraf alıntıdır. |
Sonra ara sokaklara saptım, hastaneye giden yolumu kısaltıyordu. Yukarıda da bahsettiğim gibi, ara sokaklar zaten bambaşka bir dünya. Bazı çirkinlikleri görmezden gelirseniz pekala geçmişteki günlerini tahayyül ederek ilerleyebilirsiniz yollarda.
Sonra Güneş Sokak'ta Amelie's Garden adlı harika bir cafe gördüm. Succulent konseptli, satış da yapıyorlar hem. İçim gittiii.. Orada oturmak ve birşeyler yiyip içmek istedim ama malum ben yeni normalde hemen normalleşmek istemeyenlerdenim. Mekanı not aldım, içimdeki his her şey düzeldi diyince gideceğim :)
Hayıflandığım tek şey fotoğraf çekmemek oldu. Bu yazıyı görsel olmadan tamamlamak hiç içime sinmiyor ama çektiğim hiçbir fotoğrafın anın büyüsünü yansıtmadığına kani olduğum için içime sinmesinden ötürü bir müddet sonra fotoğraflamayı bıraktım. Sadece yürüdüm, izledim ve hanımeli kokularını içime çektim.
Yaa, işte böyle değerli okur. Bazen bir yürüyüş nasıl da değiştiriyor insanın tüm havasını!

Ne güzel bir yürüyüş yazısı olmuş.Bazen kendi kabuğumuzdan sıyrılıp dış dünyaya açılmak bizi mutlu eder. Hayat dışarıda.Sevgiyle kalın.
YanıtlaSilNasıl da iyi geldi, hala sızıları sürse de bir süre beni idare edecek :) Size de çokkk sevgiler
SilHarika gelmiştir :) Ben de bir sabah erken kalkmayı başarırsam denize doğru yürüyeceğim.
YanıtlaSilAh sabah erken kalkabilmek benim en büyük handikapım :(
SilCinnah 19'un içini gören şanslılardanım ve gerçekten çok güzel. Ben birleştirilip elden geçirilmiş zemin kat dairelerden birini gördüm, Mimarlar Derneği'nin kokteylinde, çok zarif bir bina gerçekten. Çatısında yüzme havuzu olduğunu biliyor muydun? Gerçi kullanım dışı ama vaktinde ne kadar hoş bir şeymiş. Ah Ankara çocukluğumda bile çok seçkin bir şehirdi, şimdi kocaman bir kasabaya dönüştü ne yazık ki. Elde kalanların üstüne titremeliyiz.
YanıtlaSilÇok şanslısın gerçekten Leylak Ablacığım, ben içine dışına her köşesine ayrı meraklıyım. Gerçekten çok inceliklerle tasarlanmış, çok güzel bir yapı. Ankara şimdi kaderine terk edilmiş gibi, ucube apartmanlarla ve suratsız insanlarla dolu!
Silo kadar güzel anlatmışsınız ki fotoğrafa gerek bile kalmamış
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim, hem okuduğunuz hem de yorumladığınız için :)
Siloyy ne güzel yürüyüş ankara en sevdiğim şehir yaa, yukardan indiğine göre sen incek mi ne taraftasın demekkisi, panora mı ne vardı ordaa, anayasa mahkemesi, askeri lojmanlar filan yani atakule çok severim, botanik de seğmenler de :) cinnah 19 sonra nereye yürüdün anlamadım hangi hastane var orda kiii :) bi de aşağıda kurtuluğun ordaaa atmışaltı evler vaaar :) klasiklerden, bi de bahçelide vardı böyle bir klasik :)
YanıtlaSilSen de bayağı biliyorsun Deep bizim buraları :) Kurtuluşta 96'lar var, baaak evet orayı da çok merak ederim ben, süpersin çok iyi hatırlattın :)))) Bahçeli'dekini ben de anımsayamadım ama oradaki evler de çok güzel :))) Güven Hastanesi var Kavaklıdere'de, orada yatıyordu hastamız.
Silbahçeli değil yaa beşevler deydi o eski apartmanlar ünlü :) ah güven evet iyi hastane, bestekar taraflarında iyi özel hastaneler var galibağaa :) ben dee, kocatepe nin karşısında ihlas holding ve büyülü fener arasında oturdum bi süreee :)
SilÇocukluğumun geçtiği mahallemden aşağı doğru ben de sizinle beraber yürüdüm. Çok özlemiştim, çok iyi geldi bu sanal yürüyüş.
YanıtlaSil