Makyajı örneğin, yahut giyinmeyi.
İnsanlara gülümsemeyi.
Karşılık beklemeksizin vermeyi.
Yalnızca kendim için.
Çünkü bu beni mutlu ediyor, beni besliyor.
Mutluluk eninde sonunda son gayelerden biri zaten.
Ayrıca, etrafa yaydığı pozitif dışsallık da cabası.
Öğle yemeği öncesi ellerimi yıkarken.
Birden aynaya bakarken zihnimden geçirdim;
Kimseyi düşünmeden, yalnızca kendim için birşeyler yaptığımı.
Güzel bir andı, unutmak istemem.
Çünkü günlük yaşam boğuyor beni, hatta hepimizi.
Böyle farkındalık anlarında bir kara parçasına ayak basıyoruz ama,
Sular sinsice yükselip ayağımızı kaydırınca kendimizi yeniden o telaşe denizinde boğuşurken buluyoruz.
Bir can simidimiz muhakkak bulunmalı sanırım;
Bir ufak hatırlatıcı, karaya ulaşmamıza yardım edecek.
Düşünelim öyleyse...
en güzeli ama bazen unuturp başkaları için kendimizi paralıyoruz.
YanıtlaSilBunu en aza indirgemek gerekli :(
SilGüzelmiş.
YanıtlaSilTeşekkür ederim.
SilKendin için birşeyler yaptığında mutluysan etrafındakileri de mutlu etmiş oluyorsun aslında. Önce kendinden başlamalı insan.
YanıtlaSilBunu bencillik olarak algılayanlar da var maalesef :(
SilÇoğunca kendimiz için yapacaklarımızı unutuyoruz. Başkaları için çabalamak birinci amacımız oluyor ama aslında ikisini bir arada yapabilmekte var. Önce kendini mutlu et, sonra zaten ışığın saracak etrafını :) Ne güzel bir hatırlatma oldu teşekkür ederim :)
YanıtlaSilRica ederim, ara sıra ben böyle hatırlatayım :)
SilAh o telaşe denizi yok mu... Kendimizi kaybediyoruz. Dediğin gibi bir hatırlatıcı gerekiyor bize.
YanıtlaSilKaraya ne kadar sık ayak basarsak o kadar dinlendirir esasında kendimizi, bize başarılar diliyorum :)))
SilGüzel bir tespit, emeğinize sağlık
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim :)
Silkitap müzik sinema :)
YanıtlaSil