Bugün neredeyse tüm günü gardrobun ve kitaplığın durduğu, Çağan ayaklandıktan sonra kapısı hiç açık kalmayan işlevsiz odada geçirdim. Bir süredir oraya hiç zaman ayıramıyordum, eşyalar üstüste yığılmış ve ütü masası da bulunduğu yerde kök salarak mutasyona uğramış, kendini bir çeşit masa/şifonyer haline evirmişti.
Kolları sıvayıp önce bir süredir giymediğim kıyafetleri bir başkasına devretmek için ayırdım.
biraz eskice olanları bağ evinde bahçede çalışırken giymek için ayıkladım. iyice eskimiş olanlar ise temizlik bezi olarak yeniden değerlenecekler.
Sonra aynı işlemleri eşimin tarafı için hallettim.
Bu sırada kışlık montları da makinede bir güzel yıkayarak balkona astım.
![]() |
| Alıntıdır. |
En sonunda sıra ütüye geldi. En sevmediğim işlerden biri ütü olduğu için, ütülükler de Ağrı Dağı ile boy ölçüşecek haldeydiler. Durumu biraz kolaylaştırmak için canım Cengiz Özkan'ın son albümünü Spotify'dan açtım ve ütüye hissettiğim nefret hislerini bastırmış bir halde önce gömleklerin kollarından başlayaraktan bir güzel ütülemeye başladııım. Tüm albümü baştan sona dinleyip bitirdiğimde Allahtan ütüler de bitmişti :)
Akşam da kendimizi Hamamönü'ne attık. İşlerden sonra hal kalmayınca akşam yemeği yerine de birer gözleme yedik. Çağan çimenlerde koşturdu. Darısı yarın ev temizliğinin başına :P
"Sevgili Günlük" tadında, tarihe not olsun diye yazdığım tatsız tuzsuz bir yazıydı. Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Dünkü yazımda yeniden yazmak arzumdan söz etmiştim. Sırf yeniden alışmak için bir yandan TV'de milli maç izlerken iki satır yazdım o kadar.
Sabırlar, sevgiler.

Canım canım sen hep yaz emiii :)
YanıtlaSilCanım ahretlik, ne varsa senden vaar :)
SilOda/gardrop ve giysi detoksu her daim iyi gelir. En güzel detoks yeni ürünler almadan, mevcutları kombinleyip giymektir.
YanıtlaSil:) bu temizlik işine bayılırım yaaa :) ütü yaparken dizi izle bak iyi gider :)
YanıtlaSil