Ne yazayım değerli okur? Hadi bana biraz ipucu ver. Buraya yazmıyorum ama sarı deftere bir şeyler yazıyorum sürekli, şu sıralar yine çocukluğumu irdeliyorum. Okuduğum, izlediğim bir şeyler çocukluğuma kapı açıyor sürekli ve ben uzun, loş bir koridordan yürümeye başlıyorum oraya doğru. Mesela bir tanesi beni babamın kışlık bir ceketine çıkardı, o ceketteki kış ve sigara kokusuna, ceketin giyildiği zamanlara. Dördüncü sınıfıma, öğlenciliğe, akşam herkesin işten gelişine, babaannemlerin salonundaki o her yeri keskin bir beyaza bürüyen uzun fluoresan lambaya. Sonra odada kızlarla konuşurken, yine not aldığım o cümleyi söyledim; "Çocukluk dağınık bir çekmece gibi, karıştırdıkça bulup çıkarıyorsun bazı anları." An-ı-lar öyle kolay çıkmıyor oldukları yerden, biraz kurcalamak gerekiyor çünkü. "Aaa, şu da olmuştu hatırlıyor musun?" diyorsun sonra. Evdekiler de o zamana/olaya dair anımsadıklarını ekliyorlar sonra. Oldu mu sana bir hikaye? :)
| Evert Thielen |
Yaa işte öyle değerli okur. Mutad pazar yazılarım bir müddettir yalan oldu. Pazar yazısına girişmeyi düşünürken Üstad Buraneros'un blogunda bahsettiği bir filmin -Tunus'ta Bir Divan- peşine takıldım, çünkü Çağan uyumuştu ve neden olmasındı, zaten yazacak pek fazla bir şey de yoktu pazara dair. İyi ki de takılmışım, gerçekten güzel bir filmdi. Çok uzun zamandır bir filmi başından sonuna kesintisiz izlememiştim. İyi geldi gerçekten. "Daha sık yapmalıyım," dedim kendime.
Kaç gündür mutad olan tek şey ise yağmur... Her gün yağmur var Ankara'da. Mevsimler kayıyor. Geçen yine aşırı bir yağmur yağarken bzim bahçe yolu gene akıntıda yitmiş. Şimdi yazarken gene yağıyor...
Bak, sana "Ne yazayım?" diye sorarken iki küsur paragraf yazmışım bile, Allah bereket versin. :) Sızlanmayacağım "Yazamıyorum" diye, unutturma bana, olur mu?
Selam Ankara yağmur ,soğuk ve hastalık. İki gündür keyifsizim. Şimdi önümde battaniye ve bilgisayar bugün tembellik hakkımı kullanıyorum. Çocukluk ve anılar çok ilginç. Sanki labirent bazen içinde kaybolmak insanın hoşuna gidiyor. Sevgiyle kalın.
YanıtlaSilTembellik hakkını ara sıra kullanmak lazım, insana tatil gibi geliyor resmen :) benden de sevgiler Zehra Hanımcım
SilTunus'ta Bir Divan'ı geçen sene seyretmiştim, beğenmiştim, seyretmek kesinlikle kazanç. :)
YanıtlaSilEvet, gerçekten kazanç, bu arada başroldeki kızın saçlarına da bayılmıştım Ekmekçimm :)
SilÜstad yazın bahar tadında, yağmursa epeyidir dinlemediğim bir şarkıya yolladı beni ki şehri de çok özledim.
YanıtlaSil"Bu Sabah Yağmur Var İstanbul'da."
Gördün mü, -son cümlene atıfla- ne kadar kuş vurdum bir kaç dakikada... Allah bereket versin:)
Evet evet, size resmen ufak bir yolculuk yaptırmışım Üstad, keyif verdiyse ne mutlu bana :)
SilBu aralar çok tatsızım, Mayıs ayında ilk kez Antalya'yı bu kadar yağışlı ve serin yaşıyorum, her gün bir yerim ses veriyor, yaklaşan seçim geriyor ve daha bir sürü soru kafada. İçimden bir şey yazmak gelmiyor, her şey iç huzuruyla. Çocukluğa gelince, demiş ya Edip Cansever: "Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk/Hiçbir yere gitmiyor"
YanıtlaSilLeylak Ablacım çok haklısın, her şey iç huzuruyla. O için susmuyorsa, kımıldanıyorsa sürekli, dürtüp duruyorsa insana hiç rahat yok... :(
SilÇocukluk dağınık bir çekmece gibi, karıştırdıkça bulup çıkarıyorsun bazı anları." An-ı-lar öyle kolay çıkmıyor oldukları yerden, biraz kurcalamak gerekiyor çünkü.
YanıtlaSilNe kadar güzel ve herkesin o çekmeceyi açması sağlayan bir cümle....
Buralarda yağmurlu hatta akşam yağdı yine...
Bu ara ben he çekmecelerdeyim galiba :)
Silİki gün olmuş, bizde de yağmur devam, hatta yarın da var.. Hayrolsun inşallah Özlem Hanımcım..
Ben sanırım en uzun yazılarımı yazamıyorum derken yazıyorum :D
YanıtlaSilTotem gibi oluyor sanırım sende :) Bende de öyle oldu sanki bu defa :)))
SilGidişler ve dönüşler, hepsi ayrı bir heyecan ve ayrı bir karın ağrısı. Gönlünüzce olsun gidişiniz bu sefer.. Ve cesaretiniz için de candan takdir ediyorum sizi <3 -Çok teşekkür ediyorum, siz de öyle, yazdıklarınızda kendimi okuyorum bazen.
YanıtlaSilçocukluğumuz en tatlı şey yaa düşünmek için :)
YanıtlaSil"Çocukluk dağınık bir çekmece gibi, karıştırdıkça bulup çıkarıyorsun bazı anları." Bu kelimeye vuruldum :)
YanıtlaSil