24 Eylül 2020 Perşembe

24 Eylül; Zaman bir hızlı akıyor sanki?

Değerli okur, ne zaman bu kadar gün geçti aradan anlamadım. Bu hafta inanılmaz hızlı geçti benim için, oysa daha dün pazartesiymiş gibi geliyor.

Alıntıdır.

Pazartesi genetik randevumuz vardı, evvelki haftalarda bir üniversitede yaptırdığımız gen tahlili için danışmanlık almaya gitmiş fakat detaylı ve tatmin edici cevaplar alamamıştık. (Çağan'da bir gen delesyonu var ve bu sadece ona mı özgü yoksa diğer çocuklarımızda da aynı durumla karşılaşır mıyız?) Gittiğimiz yer de başka bir yorumda bulundu, ebeveynler olarak tekrardan kan verdik ve detaylı analiz yapacaklar. Sonuçlara göre yol haritası çizeceğiz.

Salı günü akşam IKEA'ya gittik. Çağan gelecek ay beş yaşına girecek, hala bizimle uyuyor, artık yavaş yavaş kendi odasına alıştırmaya başlayalım diyoruz. Bu yüzden minnak bir karyola aldık kendisine. Hobbit yatağı gibi, öyle şirin ki insanın kendisi yatası geliyor. Şimdiki çocuklar çok şanslı değerli okur, daim de olsun şansları inşallah :)

Dün işe gitme günümdü, bu sefer yoğunluk da vardı, azıcık ahlayıp oflasam da akşam nasıl oldu anlamadım. İşe gitmek bana iyi geliyor, "Yarın ne giysem?" bile artık çok değerli bir soru oldu yahu!

Akşam kitabımı elime alıp oturunca anımsadım ki en son pazartesi doktor randevusu için eşimle buluşmaya giderken metroda okuyabilmiştim kitabımı. Bir şaştım kaldım öyle. Ondandır ki düşündüm,z zaman bir hızlı geçmiş diye.

Havadisler bu kadar. Belki romanı okumaya devam ederim şimdi, belki de yazmaya :)

3 yorum:

  1. Çocuğuna geçmiş olsun en kısa zamanda iyileşir umarım. Kendi odasının olması güzel olmuş her yönden.Umarım okuduğunuz günler daha da çoğalır. Sevgiler,

    YanıtlaSil
  2. hobbit yatağı ne hoştur yaaa vallası :)

    YanıtlaSil

Derman

Gözlerimde bir damla, düştü düşecek.. Çok uzak bir yoldan eve dönmüş gibiyim; ve siz kollarınızı açıp karşıladınız beni.. Ne iyi geldiniz ba...