| Fotoğraf çocukluğuma aittir. |
Dönüş.
Huzurlu bir nefes alış çoğu zaman, bazen de bir iç çekiş.
Tüten baca, ocakta yemek, yastıkta huzur.
Üç basamaktan çıkınca adım attığın kucak.
Bahçelerde çocukluğun, soba başlarında, yer sofralarında. Ağaçlarda salıncağın, damlarda tavuklar, parke taşları ve kumlar. Dut ağacındaki salıncak, beyaz boyalı sandalyeler, anneannenin çiçekleri.
Buzlu camlı kapının anahtarı hep üzerinde, ne zaman gelirsen çevir, gir içeri.
Yorgun bir yolun sonunda kucaklar seni hep sarı bir ışıkla.
Ya sofrabaşındadırlar, ya da damın oralarda.
Sakin bir sevinç doğar yüzlerinde, hep beklerler gelmeni çünkü, geldiğinde şaşırmadıkları bundan.
Hemen sığarsın bir köşeye, hem anlatır hem kaşıklarsın çorbanı. Yerin küçücüktür ama dünyanın en güvenli yeridir o an, kimsenin seni alamayacağını bilirsin.
Dönersin, çeker gidersin, dönersin, gidişlerin hep daha uzundur ama onlar bekleyişlerinin uzamasını şikayetsiz kabul ederler. Yuvadan uçurmanın kadim bilgeliğidir.
Bir gün yine dönersin...
Hep dönersin, kimseyi bulamasan da dönersin.
Çünkü döndüğün kendindir.
O fotoğraf herkesin çocukluğu sanki...
YanıtlaSilFotoğraf çok tanıdık geldi:) İnsan her yere kendini götürdüğü gibi yine kendine dönüyor...
YanıtlaSilİnsanın kendine dönmesi de güzel
YanıtlaSilooooo son zamanlarda okuduğum en iyi yazın bu ayolcum :) foto bir kapıdan mı alınma :)
YanıtlaSilO kadar sıcak ki her cümle. Her satır.
YanıtlaSilKüçüklüğümün geçtiği ev artık yok. Bayadır yok da hatıralar hâlâ var neyse ki.
fotoğrafı görünce içimde anlamsız bir mutluluk oluştu insan eskiyi özlüyor her zaman :))
YanıtlaSil