23 Temmuz 2022 Cumartesi

23 Temmuz, Kısa kısa

Haftasonu mutadımız olarak köye geldik değerli okur; eşim şimdi arılara bakıyor, biz de Çağanla evde takılıyoruz. Arılar evden uzakta ama nedense bir şekilde Çağan hep arılar tarafından sokuluyor :) O bir şeylerle oyalanırken ben biraz yazı yazdım, sonra dedim ki biraz da blog yazayım.

Alıntıdır.

Bir beta balığım var işyerinde, son bir kaç gündür dibe inmeye, bir deniz kabuğunun içine saklanmaya başladı. Neden olabileceği hakkında fikrin var mı değerli okur? Strese girmiş olabilir yazıyor internette, bir başka yerde de parazit/bakteri türevi bir şeyler olabilir diyor. Bulabilirsem parazit ilacı alacağım. Çok alıştık kendisine, umarım başına bir şey gelmez :(

Dün akşam servisten inip eve yürürken, yolu da az uzatarak gidiyorum, Spotify Daily Mix'lerimden birinde Sezen Aksu çalmaya başladı -Bende daily mix çok, mesela dailymix 1 Yunanca şarkılar, mix 6 caz, mix 2 halk müziği, mix 4 sanat müziği, zevkim de böyle işte benim :)- Gülümse çalıyordu, şarkı muazzam zaten de ben o esnada yaratıcılığa ayrı hayran kaldım. Yani bir tablo olsa oturup seyrederdim şarkıyı, o derece. O albümde de Sezen Aksu ve Onno Tunç beraber çalışmışlar ki ikisinin imza attığı şarkıların hepsi oturup seyretmelik. Otur dinle, ağla, gül, üzül, mutlu ol, sonra da ilham al. 

Yine dönüş yolunda bir pencere var, o pencerenin önünden geçerken yaşlı bir amca ya sokağı seyrediyor, ya sigara içiyor oluyor. Amcayı tanımıyorum ama camdaki varlığı beni mutlu ediyor, onun orada bir yaşamı var kendi halinde akıp gidiyor, her akşam o vakitlerde hayatlarımız kesişiyor mesela. Amcanın yeryüzündeki varlığının şahitlerinden biriyim. Ne değişik değil mi böyle bir açıdan bakınca? Ömrü uzun olsun inşallah, kendisi de mutlu olsun.

Yine böyle bir hisse benzer bir hissim daha var. İşyerinde akşam 17 olunca camlardan bir ses gelir; "Simiiiitçiii," Çok çok aşırı bir yağış olmadıkça yaz kış akşam 17 deyince caddeden geçer simitçi. Hiç bırakmaz; ince yağmurlar, kızgın havalar onun için bir engel değil mesela. İşini yapıyor, ben nasıl oturup evrak hazırlıyorsam o da simit satıyor. Her akşam 17'de bana herkesin ayrı bir yaşama uğraşı verdiğini anımsatmak için sesleniyor. Ben de içimden ona dua ediyorum, "Allahım simitçiye hayırlı kazançlar ver," diye.  

Bugünkü konumuz da bu kadar olsun, akşam yemeğimi düşündüm kafamda, o yüzden zihnim rahat, gideyim kitabıma devam edeyim :)

20 yorum:

  1. Gülümse ennnn sevdiğim şarkılarından biridir Sezen'in. Gülümse deyince şairini, Kemal Burkay'ı anmadan olmaz. Bu güzel günün bir diğer Kemal Burkay şiiri benden olsun o halde:

    Kırgın umutta
    Keder tortusunda
    Acıda, zehirde, pusuda
    Yılma
    Doğan günü bekle

    Çünkü tutar bir erik ağacı sunar sana
    Doğan gün
    Van gölünden bir sabah
    Bir kıvılcım, bir titreşim
    Bir tutam akdeniz
    Süphancı bir serinlik
    Ve genç bir gerinme
    Usulcacık saç hışırtıları
    Bir dudaktan buğulanan sıcaklık
    Tutar getirir
    Doğan gün
    Öpücük gibi konar gözlerinde bir melodi
    Sevgilin gibi dokunur parmaklarına bir kedi
    Ve kavga ve zulüm ve ateş
    Hep birlikte örülen bir türkü
    Güzel yapmak için, güzel olmak için
    Çünkü hayat dönen, kıvrılan
    Yanan bir ibrişimdir
    Tutar getirir
    Doğan gün

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şule Hanımcım, bilseniz ne latif bir armağan oldu bu bloguma <3 iki kere baştan sona okudum tekrardan, dönüp gene okudum.. çok teşekkür ederim çokkk

      Sil
    2. ah ne çok sevindim beğendiğinize :) ben de pek severim bu şiiri. eskiden sınavlarda sorulardan sonra yazardım bazen, öğrencilerimin de yüzü gülsün diye :)

      Sil
  2. Yazılarınız çok güzel, öykü okur gibi okuyup etkileniyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsmim çıkmamış, Serpil ben :)

      Sil
    2. Serpil Hanımcım, bunu sizden duymak ne güzel; çok teşekkür ederim <3

      Sil
  3. sen de bizdensin ;) benim de çok öyle "uzaktan sevdiklerim".. bir şey diyeceğim, amcaya benim için bir paket sigara alıp camdan bıraksana, sevinir bence.. tabii selamlaşmaya başladıysanız :)))
    benim bir komium var corona sürecinde pencereden tanıştığım, önce gülümseştik, sonra el sallaşmaya başladık, sonra bir gün - noeldi - bana bir kitabını armağan etti, sonradan anlaşıldı ki kendisi doktorluğu bırakıp yazar olmuş (bizden'ler işte...) neyse hoşbeş derken yürüyüşe çıkmaya, bira bahçesinde ailecek buluşmaya başladık ki, kendisi bu şehri benim için "güzel" kılanlardan kesinlikle.... seviyorum böyle kesişmeleri..
    Balığın suyunun tümden yenilesen acaba, taşlarını yıkasan, belki filtrede bi sorun olmuştur, onu da temizlesen - ay bilemedim saçma bi öneri oldu galiba, balıkçık ne olur yaşasın!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya da aynısının karı cinsinden alsan? :))) bi renk gelsin akvaryum hayatına..

      Sil
    2. ay susamadım bugün affet. şimdi de şunu düşündüm, ya hayvanlar için hayat ne kolay karşı cinsten birini alıyorsun yanlarına hemen mutlu oluyorlar.. bizim gibi yok bunun şusu bunun busu yapmıyorlar. bak şimdi... :P

      Sil
    3. karı cins üfff karşı cins ay bu tip typolar....
      tamam sustum bu sefer söz :))))

      Sil
    4. Canım C'ciğim, sizden olmak ne güzel şey yahuuu <3<3<3 :) ben selam vermeye henüz cesaret edemedim tuhaf bir çekingenlikle, normalde selam verip tanış olmakta fena sayılmam, ama başarabilirsem söz bir sigara armağan edeceğim senin için :) doktorluktan yazarlığa terfi eden komşuna çok imrendim ama.. ne güzel şey aslında yapmak istediğin şeyin cesurca peşinden gidebilmek, "ben bunu yapacağım arkadaş!" diyebilmek. Siz de benim için birer kadeh tokuşturun olmaz mı :)

      Sil
    5. Ya yorum yazan sen ol, bak ben de böyle uzun uzun cevaplıyorum :) Cuma işyerinden çıkmadan fanusunu temizledim, suyunu yeniledim, eşim dedi ki azıcık tuz ekle suyuna, bakterilere iyi geliyor diye, onu da yaptım. Bakalım yarın sabah göreceğim, ay inşallah yaşıyodur :(

      Benim balık beta cinsi, karşı cins de dahil hiçbir cins sevmiyor :) hatta ayna tutunca aksini başka balık zannedip kavgaya hazırlanıyor, yüzgeç çırpıyor :) ama diğer canlılar için evet, onlar mutluluğu buluyor, ama mesela onlar da "geçen gün sen bana yemek yerken yüksek sesle miyav dedin!" gibi muhabbetlere girmiyorlar ondan mı ki :)))

      Sil
  4. ya o amca ve simitçi bak bunlarla öykü yazsana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neden olmasın ki, acaba nasıl bir şey çıkar ortaya? Yazarsam sana ithaf edicem :)

      Sil
  5. benim de yorumum vardııı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi ki yazıyorsun, neden spam'e düşüyorlar anlamış değilim ben :(

      Sil
  6. Tam çay saatini hedefliyor simitçi, ne hoş. :)
    Bir de bu pencereye özellikle bayıldım, Ege'ye açılıvermiş gibi. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi? Şimdi keşke orada olsam dedim ben de, püfür püfür bir esinti, kısa bir öğle uykusu mesela :)

      Sil
  7. Bizimle bir gününüzü paylaşmanız ne güzel olmuş. Bende her gün gördüğüm kişilere karşı aynı duyguları besliyorum. Hayatımız da bir birimize kesitler verdiğimizi. Hiç tanışmasakta tanıdığımız insanlar var ne hoş ve tuhaf.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son cümleniz ne kadar güzel, evet tanışmasak da tanıdığımız insanlar ve bizim sadece tahmin yürüttüğümüz gerçek yaşantıları var, düşününce ne ilginç değil mi?

      Sil

Derman

Gözlerimde bir damla, düştü düşecek.. Çok uzak bir yoldan eve dönmüş gibiyim; ve siz kollarınızı açıp karşıladınız beni.. Ne iyi geldiniz ba...