27 Haziran 2018 Çarşamba

Kendini Keşif Gün 7: Beni endişelendiren şey nedir? Neden?

Bugünün sorusu biraz ciddi, daha derin irdeleme isteyen bir konu. Bakalım ne kadar yazabileceğim?

Görsel alıntıdır.

Endişe aslında hayatımın bazı dönemlerinde oldukça yoğun olarak deneyimlediğim bir duygu. Yapı olarak zaten anksiyete yaşamaya oldukça meyilli bir bünyem var ve pireyi deve yapmak konusunda da Guinness'e girebilecek kadar iddialıyım denilebilir. Bu durum, ruha ve bedene inanılmaz zarar veriyor; bunu da tecrübeyle sabitledim. Hani şöyle bir duygu vardır; geceleyin bir yerlerde bir köpek havlar ve bu köpeğin nerede havladığını asla kestiremezsiniz, işte hangi durumun ne zaman nereden gelip endişeyi tetikleyeceğini de bilemem işte. 

Kimi endişe dalgası geldiği anda bunun geçici olduğunu ve bir süre sonra, mesela ertesi sabah uyandığımda yahut akşama bile kalmadan silinip gideceğini bilirim. Ama zaman zaman bazı konuları haftalar boyunca içimde büyütüp, uykuları kendime haram kıldığım da vakidir. O zaman sabah olmaz, döner dururum yatakta. Yemek yerken, serviste, çalışırken, yürürken kafamda türlü felaket senaryoları yazar, üstüne üstlük bunlar gerçekleşmiş gibi inanıp üzülürüm.

Genel olarak ufak olaylar bile beni endişeye sevk edebildiği için, başlıktaki sorunun cevabı olarak sadece "Şudur." diyebileceğim bir husus yok. Aslında, şu sıralar beynimi çeşitli aktivitelerle meşgul ederek, elimden geldiğince, endişe tetikleyicisi bilumum hissiyattan da kaçınmaya çalışıyorum. Zaman zaman zor olabiliyor fakat denedikçe en azından küçük endişe dalgalarını kovabiliyorum :)

Bir de gözlemim var bu konuda. Yapı olarak ince düşünceli, detaylara önem veren ve duygularını yoğun yaşayan bireyler endişeye daha yatkın. Tabiri caizse "relax", olgulara ve olaylara daha rahat yaklaşan kişilerde endişe fazla yer bulamıyor zihinde.

Yine de, ille bir endişe konusu yazmam lazımsa, evet, aslında zihnimin bir yanı daima oğlum için endişeleniyor. Çünkü (yeri gelince bahsederim) özel bir durumu var, özel bir çocuk ve zamanın ne getireceği bizim için çok da belli değil. Ama sonra da yine kendime hatırlatıyorum; zamanın hangimize ne getireceği belli mi ki?

Hoşça kalın!




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Derman

Gözlerimde bir damla, düştü düşecek.. Çok uzak bir yoldan eve dönmüş gibiyim; ve siz kollarınızı açıp karşıladınız beni.. Ne iyi geldiniz ba...