Tam olarak vereceğim cevap: Heyecanlı!
Neden? Çünkü yeni başlangıçlar her zaman az da olsa heyecan verir ve bir parça da umut barındırır içinde.
Bu soruyu cevaplarken aslında bir bakıma bloga merhaba yazısı da yazıyorum denilebilir. Çünkü dün bir karar aldım; bu yaz mevsiminde zamanımı daha verimli kullanmak ve yaşamın her dakikasını farkında ve bilincinde olarak yaşamak istiyorum. "Pff, günler hep birbirinin aynısı! Çok sıkılıyorum!" klişesine düşmek istemiyorum. Bunu nasıl fark ettim peki?
| (Görsel alıntıdır.) |
Her şey "Yazmayı çok özledim..." diye iç geçirmemle başladı. Çünkü bundan iki sene evvel, yazı ile bayağı haşır neşirdim doğrusu. Aktif olarak öykü yazıyor, dergilere gönderiyordum; yayımlananı da oldu tabii. O günkü sevincimi anlatamam :) hatta ve hatta bir roman taslağım bile vardı; 100 sayfayı aşkın. Sonra ne mi oldu? Günlük yaşamın zorlukları ve benim meşhur tembelliğim bir araya geldi ve ben kalemimden uzaklaştım. Olan güzelim taslağıma oldu; şimdi bir köşede devam etmemi bekliyor. Kim bilir belki bir gün...
Neyse, işte dünkü iç geçirişimin sonucu olarak bu blogu açtım ve Pinterest isimli harika ötesi uygulamada karşıma çıkan ilk "30 Questions For Self Discovery" isimli pin'i Mental panoma pin'leyip, yazmaya başladım. Çünkü amacım hem kendimi irdelemek, hem içimi dökmek.
Aslında, işi kısa tutup bir deftere de yazabilirdim. Zaten artık kimse blog da okumuyor pek. Ama pek işlek olmayan kasaba yolları kenarındaki çeşmeler misali, belki bir gün birisi gelir de buraları okur; belki duygudaşımdır o anda, hissettikleri benimkine yakındır da "Yalnız değilmişim..." diye geçirir içinden, inceden bir sevinç bile hisseder belki.. Belli mi olur?
Baksanıza, bir heyecanla bayağı da bir yazmışım. Yüzümde de koca bir tebessüm oluştu bile :) Öyleyse şu an hissettiğim şey mutluluk!
Mutlu kalın!
yok yaaaa blog çevremiz çok iyi kiii. okuyoz yaniii, sen de biraz blog okursan çok keyif alırsın kiiii :)
YanıtlaSil