20 Şubat 2023 Pazartesi

Sessizliği Kır/dım

Çok yorgunum değerli okur. Bir kelime yazamayacak kadar takatsiz hissediyorum zaman zaman, ama yazmak gerek değil mi? 

Deprem sadece Kahramanmaraş'ta olmadı, ruhlarımızda da bir deprem oldu.. Müthiş bir sarsıntı. Bir zaman sürekli ağladığımı biliyorum. Bir zaman sürekli uyumak istedim. Bir zaman da elimden ne geliyorsa tüm kuvvetimle yapabilmek. O duygudan bu duyguya savrulup durdum. Bir kavanozda sürekli çalkalandım sanki. Köpürdüm, taşmak istedim. Sonra zamana bıraktım.....

Bugün buradayım işte. Tüm gücümü topladım. Yazmaksa kendimi en iyi şekilde ifade edebilmenin yolu, o zaman var olmaya bu şekilde devam etmek lazım.

Bir şiire takıldım sonra. Her gün okuyorum bir defa. Son on beş günümü birlikte geçirdim... 

Alıntıdır.


Karlı Bir Gece Vakti Bir Dostu Uyandırmak

Benim adım insanların hizasına yazılmıştır.
Hergün yepyeni rüyalarla ödenebilen bir ceza bu.
Keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olsaydım
Ölüm ve acılar çatsaydı beni
Düşüncem yapma çiçekler kadar gösterişli ve parlak
Sözlerim ihanete varacak doğrulukta olsaydı.
Anmaya gücüm yetseydi de konuşsaydım
Diri-gergin kasları konuşsaydım
“Kardeşler! ” deseydim “Kardeşlerim! ”
“Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
“Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
Bakın yaklaşıyor…”
Yazık, şairler kadar cesur değilim
Çocukların üşüdükleri anlaşılıyor bütün yaşadıklarımdan
Gövdem kuduz yarasalarla birazcık yatışıyor.

Benim gövdem yıllar boyu sevmekle tarazlandı
Öyle bir çalımlarla gecenin çitlerinden atlardım
Bir güneş sayardım kendimi denizin karşısında
Çünkü çam kokularına sürtünüp ağırlaşan ruhların
İnanmazdım dosyalara sığacağına
Gittikçe ışıldardım dükkanlar kararırken
Hüznün o beyaz etrafına sakallarım batardı.

Benim adım bilinen bütün cevapların üstüne mühürlenmiş
Ellerim tütsülenmiş
Evlerin yeni yıkanmış serin taşlıklarında
Dirgenler, bakraçlar, tornavidalar
Bende kül, bende kanat, bende gizem bırakmadılar
Ve içinden bir baş ağrısı gibi çınlamaktansa
Gövdem açık bir hedef kılındı belâlara.
Ve bu yüzden yakışıksız oluyor
İnsanları hummalı baharlar olarak tanımlamak
Ve bu yüzden göğsümde dakikalar
İnce parmaklar halinde geziniyor
Konvoylar geçiyor meşelikler arasından
Bir yaprak kapatıyorum hayatımın nemli taraflarına
Ölümden anlayan ciddi bir yaprak
Unutulacak diyorum, iyice unutulsun
Neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı
Karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak.

İsmet Özel

18 yorum:

  1. Ne demiş Patrick Suskind Güvercin adlı kısa ama dev romanında: Yürümek yatıştırır. Yürümede sağaltıcı bir güç vardır.

    Yazmak da yürümek gibidir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Suskind çok güzel söylemiş, yürümek cidden sağaltıyor. Hatta bende "Yürümenin Felsefesi" adlı bir kitap da mevcut, siz yazınca onu okumak düştü aklıma. Elimdeki hacimli kitap bitince okuyayım hemen.

      Keza siz de yazmayı yürümeye benzetmekte çok haklısınız. Kalemi ele alınca sayfada çağlıyor ya bir şeyler, nasıl iyi geliyor nasıl....

      Sil
    2. O kitabın arka kapağının en üstünde bir cümle vardır, "Yaşamak için ayağa kalkmamışken, yazmak için oturmak nasıl da beyhudedir". O cümlenin sahibinin de kısacık bir kitabı var: Yürümek. Aklında olsun:)

      Sil
    3. Başladım dün akşam itibariyle Yürümenin Felsefesi'ne ve hemen baktım cümlenin sahibine :)

      Sil
  2. Deprem bölgesinde olmayanlarımız enkaz altında değiliz belki ancak hepimizin dünyası başlarımıza yıkıldı. Altından kalkmaya çalışıyoruz, yavaştan yavaştan...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Ekmekçim, hepimiz şimdi yaralanan yerlerimi iyileştirmeye çalışıyoruz, zaman alacak belki ama...

      Sil
  3. Kurtlar uluyor her gece yüreğimin bir köşesinde.. kar, tipi, boran ne varsa kaldım ortasında, ısınamıyorum!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Momentos, ah ki ah, o kurtlar hem de ne acı uluyor... :(((

      Sil
  4. Bir yaprak kapatıyorum hayatımın nemli taraflarına
    Ölümden anlayan ciddi bir yaprak
    Unutulacak diyorum, iyice unutulsun

    Unutuluyor mu?

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. kelimelerle anlatılamayacak kadar yıkıldık. derinden. sadece acıyla değil zalimlikle de sınandığımız bir dönemden geçiyoruz...dilerim acılarımızı sararak ama unutmadan, güzel günlere doğru yürüyebiliriz...
    dün annemden eve doğru yürürken "acaba" dedim "şükrü erbaş'ın yeni şiir kitabı çıkmış mıdır"...şu sıra sadece şiir iyileştirebilir belki yaralarımızı, suskunluğumuzu....ne iyi yapmışsın şiir paylaşmakla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah hocam... İnşallah, inşallah... <3
      Şükrü Erbaş dediniz, hemen bir tane açıp okuyayım ben de..

      Sil
  7. Yazarak ancak biraz ferahlık bulabileceğiz sanırım.

    YanıtlaSil
  8. ezdi dağıttı hepimizi deprem.

    YanıtlaSil

Derman

Gözlerimde bir damla, düştü düşecek.. Çok uzak bir yoldan eve dönmüş gibiyim; ve siz kollarınızı açıp karşıladınız beni.. Ne iyi geldiniz ba...