Eve geldim, yemekten önce bir iki sayfa kitap okudum. Nasıl güzel geldi, bir bardak su içmek gibiydi, hani öyle normal ama aslında hayati. Bunu yaparken bir yandan da, "Bunun üzerine yazmalıyım" diye düşündüm. Çok seviyorum dar zamanlara böyle güzel eylemleri sığdırmayı. Hiç yüksünmüyorum. Alıyorum kitabımı okuyorum. Onun yerine etrafa saçılmış bir kaç oyuncağı toplayabilirdim mesela, ama tercih etmedim. Annemle burada ters düşüyoruz gerçi. O kısa zamanda hep ev toplar, Uzun zamanlarda da toplar. Ben bu konuda annemin kızı değilim. Dört yaşından beri okuyorum. En iyi bildiğim şey bu sanırım, temizliğe tercih edemem canım :)Ha tabii ki temizlikyaptığım zamanlar da oluyor tabii, o ayrı. Şimdi hepten pasaklı zannedilmeyeyim de:) Suyun kaynamasını beklerken, çamaşır makinesinin bitmesine bir kaç dakika kala okunan o bir iki sayfalar sonradan ne büyük bir toplam oluşturuyor. Kaç kitap bitirdim o sayede. -Çamaşır olayının bir de ekürisi var bende, o da çamaşır katlarken podcast dinlemek. Mesela dün Nasıl Olunur?'da Nilay Örnek'in Ayşe Kulin'i misafir ettiği bölüme başladım, kalan kısmı da sabah serviste deneyip bitirdim. Dinlemediyseniz tavsiyemdir. İflah olmaz bir Ayşe Kulin hayranıyım bu arada. Çok üretken, en çok o tarafına.
"Nasıl zaman buluyor da ... yapabiliyorsun?" sorusunun cevabı da bunda gizli. Sevdiğiniz bir şeye zaman ayırmak istiyorsanız iki arada bir derede de pekala yapabiliyor insan. Beş dakikalığına örmeye/okumaya/izlemeye/vs zaman ayırdığında ayırdığın zamanın kısıtına oranla verimliliğin de artıyor üstelik. Yaptığın her ne ise daha konsantre oluyorsun, daha da keyif alıyorsun. Geniş zamanlara ertelediğim her keyfim keyifsizliğe dönüşür benim; çünkü geniş zaman geldiğinde muhakkak eşitliği bozan bir durum hasıl olmuştur. Oysa "beklenen o geniş zaman" gelmemiştir ama diğer bütün şartlar optimaldir, işte o an hiçbir bahaneye sığınmadan keyfini yaşayacaksın değerli okur. Okumaksa okumak, yazmaksa yazmak. Hiçbir beklentim olmadan sırf karalamak için yola çıktığım satırlardan kendimce harika şeyler çıkardığımı biliyorum.
Sizin de var mı böyle "zaman kısa" demeden değerlendirdikleriniz?
Plansız başladığım bu yazıyı da Kaan Boşnak'tan çok sevdiğim bir şarkıyla kapatayım madem, akşam keyfinize eşlik etsin;
Boş an bulunca şaşırıyorum, ne yapayım derken bitiveriyor! Bana ders olsun bu yazın, birkaç 3-5dk aktivitesi belirleyeyim ben çünkü kitap ve podcast’e başlayınca durabilmek sorun bende ve yarım kesilince sinirli biri oluyorum :))))
Bu yorumunu masa komşum S'ciğim ile konuştuk ve kendisinin de tıpkı sana benzediğini söyledi :))) Bir ara bende de öyle bir durum hasıl olmuştu ama şu sıralar daha çabuk kararlar alabiliyorum :))))
Dün akşam eve giderken hemen açtım dinledim Üstadım Buraneros'cuğum, şimdiye dek farklı bir dikkatle dinlemediğim çok güzel bir şarkıymış :)) Benden de size bir selam gelsin o vakit :))
Yazınızı keyifle okudum. Sonra da bir süre düşündüm; Yazarken her ortamda yazabiliyorum. Belki yazının tamamı değil de o anda aklıma geliveren bir dize, birkaç cümle, kısa notlar. Ama okumaya daha özel, daha kaliteli zaman dilimleri ayırmak istiyorum. Çünkü sindirerek okumak hoşuma gidiyor. Cümlelerin altını çizmek, küçük notlar almak... Bir zamanlar "Hızlı Okuma Kursları" na katılmıştım. Önce öğrendik, sonra bilgilerimizi aktardık. Çok güzel ve yararlıydı. Artık zamanları yaratabilmek ve kullanabilmek... Çok güzel ama belki kişilere özel. Sağlıklı günler...
Yemek yaparken mutfakta Türk dizilerini dinlerim. Proje sayarken İbrahim Selim'i eski programlarını dinliyorum. Beliş on dk lık aralarda kitap odama kaçar üç dört sayfa kitap okurum. Çorba karıştırırken de kitap okumayı severim. 🫶
Kısacık ama içine çekiyor. Minicik ama etkisinde bırakıyor. Azıcık ama tam tadında 🤍
YanıtlaSilAynen öyle :)
Silen sevdiğim okumalar benim de iki arada okuduklarim oluyor; çorba karıştırırken mesela :)
YanıtlaSilYa onu ben de çok seviyorum biliyo musun? :)))
SilSen benim gençlik halimsin galiba, annelerimiz de aynı sanırsam :))))
YanıtlaSilAy ben daha ne isterim kiii Leylak Öğretmenimmm :))))
SilBoş an bulunca şaşırıyorum, ne yapayım derken bitiveriyor! Bana ders olsun bu yazın, birkaç 3-5dk aktivitesi belirleyeyim ben çünkü kitap ve podcast’e başlayınca durabilmek sorun bende ve yarım kesilince sinirli biri oluyorum :))))
YanıtlaSilBu yorumunu masa komşum S'ciğim ile konuştuk ve kendisinin de tıpkı sana benzediğini söyledi :))) Bir ara bende de öyle bir durum hasıl olmuştu ama şu sıralar daha çabuk kararlar alabiliyorum :))))
SilPinhani enfes şarkısının bir yerinde ne der?
YanıtlaSil"Ben beklerim de zaman beklemez ki beni,"
O nedenle boşa çıkan her ânı doldurarak -bir şekilde- tadını çıkarma becerisine sahip olanlara... Selam olsun:)
tam içimden geleni yazmışsın buraneros :)
SilDün akşam eve giderken hemen açtım dinledim Üstadım Buraneros'cuğum, şimdiye dek farklı bir dikkatle dinlemediğim çok güzel bir şarkıymış :)) Benden de size bir selam gelsin o vakit :))
SilSevgili Monarosa, size de ayrıca bir selam gönderiyorum tabii ki :) <3<3<3
SilYazınızı keyifle okudum. Sonra da bir süre düşündüm; Yazarken her ortamda yazabiliyorum. Belki yazının tamamı değil de o anda aklıma geliveren bir dize, birkaç cümle, kısa notlar.
YanıtlaSilAma okumaya daha özel, daha kaliteli zaman dilimleri ayırmak istiyorum. Çünkü sindirerek okumak hoşuma gidiyor. Cümlelerin altını çizmek, küçük notlar almak... Bir zamanlar "Hızlı Okuma Kursları" na katılmıştım. Önce öğrendik, sonra bilgilerimizi aktardık. Çok güzel ve yararlıydı.
Artık zamanları yaratabilmek ve kullanabilmek... Çok güzel ama belki kişilere özel.
Sağlıklı günler...
Yemek yaparken mutfakta Türk dizilerini dinlerim. Proje sayarken İbrahim Selim'i eski programlarını dinliyorum.
YanıtlaSilBeliş on dk lık aralarda kitap odama kaçar üç dört sayfa kitap okurum. Çorba karıştırırken de kitap okumayı severim. 🫶
Evet, ah bir eyleme geçsek gerisi gelecek aslında :) Bazen birbirimizi dürtelim bu konuda :) Çok sevgiler canım İlkaycığım <3
YanıtlaSil