Havalar malum yine bahar ayarına gelince, biz de haftasonunu geçirmek için tası tarağı toplayıp köye geliyoruz. Evden çalışma olayının en çok bu yönünü seviyorum. Bilgisayarın olduğu her yer ofisin. Salyangozlar gibi hissettiriyor bana nedense :) Şu anda kapının önünde oturdum, evrak işimi de hallettim. Sırtımdan güzel bir güneş ısıtıyor, sol yanımda da yeni demlenmiş bir kupa çay. Haliyle şu an öz değere gark olmuş iken, "değersizlik bahsi"nden söz açmak için hiç de o modda olmadığımı hissediyorum fakat söz ağızdan çıktı bir kere. (Özellikle de senin için yazıyorum C.'m)
![]() |
| Alıntıdır. |
İnsan evlatları olarak farklı dış görünüşlere sahip olduğumuz kadar, bunun belki de yüz katı farklılıkta iç dünyalara sahibiz. Her ruh, çok katmanlı çeşitliliğe sahip. Tabii ben de. Bir zaman kendimi biricik, çok ama çok kıymetli, huzurlu ve dengede hissedebilirken zaman gelip değersiz, hüzünlü ve karanlık hissettiğim dönemlerim olabiliyor.
Geçen hafta da bir değersizlik hissine kapılmıştım mesela.. Kimse için çok da fazla bir öneme sahip olmadığım hissindeydim. "Olmasam da olur," modunda. Olmamak derken, mesela iş yerinde olmasam da olur, yokluğum bir şey değiştirmez. Sosyal mecrada olmasam da olur, yokluğum sezilmez. Akrabalar arasında sorulmasam da olur, zaten çok konuşkan değilim vs vs... Yani bazen böyle düşünüyorum işte. Varlığımın çok kişi için bir şey değiştirmediği hissi. Fazla ince düşünmekten kaynaklı kendi kendime vardığım "yanlış" çıkarımlar. Yanlış olduğunu biliyorum çünkü zaten insanın kıymeti kendnden menkuldür. Başkalarının bizim için değer biçmesinin çok da önemli yoktur Önemli olan, hayatımız boyunca "en iyi arkadaşımız" olan KENDİMİZE gereken değeri vermektir.
Ama heyhat, zaman zaman insanın gardı düşüyor. Sosyal olan yanımız gereği çevremizle iletişim halindeyiz ve bu iletişimden de güzel geri dönüşler alınca insan kendini iyi hissediyor. İşte gardımın düştüğü böyle zamanlar olunca da kendi kendime "Sanırım pek de değerim yokmuş..." diye düşünmekten kendimi geri alamıyorum bazen.
Eşime sordum geçen hafta mesela, "Senin kendini hiç değersiz hissettiğin oluyor mu?" diye. Cevap olarak yüzüme tuhaf tuhaf bakıp, "Benim aklıma hiç öyle sorular gelmiyor," dedi. Aslında gerçekten özendiğim bir yapı böyle olmak. Kendi değerini kendine atfedip, böyle boş soruların peşine düşmeyince insan kendini tabii ki değersizlik paradoksunda bulmuyor.
Değerli okur, sorum şimdi sana; sen bu konuda ne düşünüyorsun? Senin kendini değersiz hissettiğin zamanların oluyor mu? Yoksa "Böyle şeylere pek takılmıyorum," mu diyorsun?

Keşke cevabım hayır olsaydı.
YanıtlaSilAma tamda bahsettiğiniz duyguları çok yoğun şekilde hissediyorum. Hatta şuan bile var biraz. Ama biraz. Bu bile öyle yoruyor ki beni, bedenimi.
İnsan kendi değerini kendi belirler hocam, hayat bir pazarlama alanı gibidir, kendini pazarlayabildiğin kadar sen toplumun bir parçası olursun ama bu düzende kendini pazarlayamayan, tabiri caizse yırtık olmayan yok olur gider...
YanıtlaSilŞu işsizlik sürecinde ara ara yaşıyorum bu duyguyu ama sonra diyorum ki sağlık olsun kendini iyi ve değerli hissetmelisin çok şanslısın herkes senin yanında sen de tüm sevdiklerinin :)Kendimizi değerli hissetmek için çevrenin ne düşündüğünü çok da takmamalıyız aslında birey olarak kendimizi sevmeliyiz ki değerli hissedelim..
YanıtlaSilBazı zamanlar bu tarz soruları kendimize sorabiliriz, sebep sonuç ilişkisi göz önüne alınarak bir cevap bulunur illaki
YanıtlaSilÇalışma hayatında şunu bilirim, kimsenin değeri yok. Önemli olan işlerin yürümesi.Kim yürütürse yürütsün, işler hallolsun o kadar.Özel yaşam ayrı bir şey.Esas olan orası ve en azından ailelerimiz için değerliyizdir.Derin bir konu. Arada sorgulamadan olmuyor galiba.
YanıtlaSilİki hafta önce erkek arkadaşımla bir problem yaşamıştık. O zaman çok değersiz hissetmiştim. Sonra kendime dedim ki " Damla neden kendi değerini bir kişi üzerinden değerlendiriyorsun?" Sonra gerçekten düşündüm beni seven ne çok insan vardı. Ailem, dostlar vs. Kimseye odaklı olmamak gerekli bence. Bir de çok takılmamak :)
YanıtlaSilAklıma böyle bir şey geldiğinde Şahane Hayat filmini hatırlayıp gülümsüyorum. İzlemediysen kesin izlemelisin :)
YanıtlaSilha haa oluyodur ya hepimizin böyle anları, itilmiş, sevilmeyen filan hisettiğimiz, altın gümüş dolar bile düşüyo hehehe :)
YanıtlaSilhormonal bunlar hep, hormonal :)) al işte erkeklerin hepsinin (yani depresyonda olmayanlar dışındakilerin) cevabı eşininki gibi, neden, çünkü hormonlar dümdüz. ama biz bir in bir çık, ayın yarısında hayatı sorgula diğer yarısında kelebek gibi özgür ol... büyük haksızlık. yoruldum valla.
YanıtlaSilkeşke bizim de aklımıza hiç böyle sorular gelmese :)
YanıtlaSildeğersiz doğru bir tanımlama mı bilmiyorum, daha çok anlamsız hissediyorum. belki bu da zaten değersizlikle aynı şeydir..