Değerli okuyucu, uzun zaman olsa da yazmayalı, yine dolaşıp döndüğüm yer blogum oluyor. Bu yıl için; ekstra yazılar bir tarafa; en azından okuduğum kitapların yorumlarını düzenli olarak girmeyi öncelikli hedef olarak koyuyorum kendime şu an. Bakarsınız bu durum, beni yeniden kelimelere yönlendiriverir!
2019'u 2020'ye bağlayan kitap oldu benim için "Yok Etme". İK Kitap Kulübümüz ile okuduğum bir eser daha. Şaka maka bir yılı devireli çok oldu. Kulüp olarak istikrarımızı çok takdir ettim şu an :)
| Görsel bana aittir. |
A. Bey'in isteği üzerine okuduk Thomas Bernhard'ı. Ben daha evvelinde yazarın hiçbir eserini okumamıştım. Doğrusunu söylemek gerekirse oldukça da çekiniyordum. Yok Etme, eser olarak da oldukça çekinilecek bir yapıttı doğrusu bu arada. Sadece birer paragraflık iki bölümden oluşan 400 sayfalık bir roman; üstelik bilinç akışı yöntemiyle yazılmış! Ben nasıl korkmayayım!
Başlarda oldukça iyi bir ivmeyle başlamıştım. Franz Joseph Murau'nun öğrencisi Gambetti'ye iç dünyasında sürekli bir şeyler anlatıyor. Ülkesi Avusturya'ya, doğduğu mülk olan Wolfsegg'e, ailesine, anne babasına, ağabeyi Joseph'e, kardeşleri Amalia ve Caecilia'ya.. Öfkesi, nefreti, aile üzerinden topluma olan eleştirileri.. Altını çizdiğim, hatta defalarca çizmek istediğim bir çok yer oldu!
Sonrasında bu iç ses beni çok yordu ama. Bir süre araya başka kitaplar aldım, ama baktım bu sefer "Yok Etme"den giderek uzaklaşıyorum. Yavaş da olsa, her gün iki üç sayfa okuyarak da olsa nihayet bitirdim kitabı.
Dört yaşımda okumayı öğrendiğimi baz aldığımızda, yirmidokuz yıllık okuma hayatımın belki en zor fakat bitirdiğimde de bu zorluğa binaen en keyif aldığım okuma deneyimlerinden biri oldu benim için.
Pekiii...
Bir daha Thomas Bernhard okur muyum?
Evet, kesinlikle!
Popüler edebiyat dergilerine karşı bir muhalifliğim vardı/r. Ama zaman zaman alırım. Tuhaf Dergi'nin Ocak 2020 kapağında Muazzez İlmiye ÇIĞ'ı görünce bir dakika duraklamadan aldım ama. 1914 doğumlu bu şahane ve yaşına rağmen enerji dolu Sümerolog'u çok seviyorum çünkü :) derginin geri kalanını da okuması keyifliydi ama, bilhassa Zülfü LİVANELİ'nin yazısı çok iyiydi.
Bu okumanın akabine, incecik bir kitap okudum; onu da bu hafta içinde bloglarım inşallah :)
Gözlerim seni aradı, yoktun, hoş geldin :)
YanıtlaSilKeyifli okumaların olsun :)
Hoşbulduk, ne güzel bir karşılama oldu benim için. Ve de çok mutlu oldum, hatırlanmak ne güzel şey :) çokk sevgiler :)
SilUnutmadan, bakmadım ama kitap ismi tam film ismine yakışacak cinsten, belki filmi de vardır :)
YanıtlaSilAy filmi kesin korku filmi gibidir :D
SilKeyifli okumalar, ardından da yorumlarını bekliyor olacağız. Tekrar hoşgeldin.
YanıtlaSil