27 Ağustos 2020 Perşembe

27 Ağustos; Bir Kitap: Kahvaltı Sofrası, Defne Suman

Değerli okur, aslında şu an büyük bir irade savaşı vermekteyim zira canım junk-food yemek isterken tartı "Dolapta yeşil fasulye var," diyor. Yan sekmede Yemeksepeti açık durumda, bir yazıyorum bir de oraya bakıyorum. Tatilden, o kadar da dikkat ettiğim halde +2 kilo ile döndüm. Evde de pek bir şey yemiyorum ama o kilo nereden geldi aklım almıyor. Gitmiyor da. Öylece kaldım. Neyse.

Defne Suman, benim çok sevgili yazarlarımdan biridir. İlk okuduğum kitabı Yaz Sıcağı ile kalemine hayran kalmış, günlerce o incelikle kurulmuş cümlelerin etkisinden çıkamamıştım. Külliyatına Emanet Zaman ile devam etmiş, okurken resmen çarpılmış, beğenim hayranlığa dönüşmüştü. Kahvaltı Sofrası kitabının çıktığını duyunca, evvela hemen okuyayım dedim, sonrasında bekletme huyum yüzünden ertelemiştim okumayı. Benim bekletmek gibi cins bir huyum vardır. Güzel bir kıyafet aldığımda hemen giymem beklerim bir süre, bir takı alınca hemen takmam, çok sevdiğim bir yemeği bile bir çırpıda yiyemem. O beklediğim zaman zarfından bir lezzet duyarım. Ama tabii bu çok da güzel bir huy değil, çünkü beklediğimiz zaman içerisinde geç kalma riskini de göze alıyorum demektir ve ben risk almayı hiç sevmem. Neyse.

Tatildeyken halihazırda yanımda yalnızca Gülriz Sururi'nin Zefiros'u vardı, ama Kobo'm yanımdaydı. Gülrizim bitince "Ne okusam?" derdine düşüp idefix'ten e kitaplara bakarken Defne Suman bana oradan göz kırptı ve hemen alıp okumaya başladım. Öte yandan bir kitap asla yeterli değildir diyen bünyem oradan Niyet Defteri adlı başka bir kitap daha ekledi, elde de olanlardan başkaca bir kitap vardı ve ben üç kitabı aynı anda okumaya başladım, ama bu başka bir yazının konusu.

Fotoğraf bana aittir.


Kitabın konusuna dair yazmayı çok sevmiyorum ama arka kapak şöyle diyor: Ünlü ressam Şirin Saka’nın yüzüncü yaşını kutlamak için ailesi Büyükada’daki evde toplanır. Şirin Saka’nın torunlarıNur ile Fikret, Fikret’in kızı Selin, Nur’un arkadaşı ve eski sevgilisi gazeteci Burak Gökçe evin misafirleridir. Şirin Hanım’ın sırdaşı ve hizmetkârı Sadık Usta da onlarla birliktedir. 

Kitabı okumaya başlamamla kendimi karakterlerin iç seslerinin dünyasında bulmam bir oldu. Her bölüm, bir karakterin ağzından anlatılıyor ve siz her karakter değişiminde farklı bir dünyaya kapı aralıyorsunuz. Aile köklerine ait saklanan bir sır var ve bu sırrın adım adım çözülüşüne tanık olurken siz Büyükada'nın o güzel atmosferine dair de okuyorsunuz. Karakterlerin birisi 18'lik, diğeri 90 küsur, kuşak farkı ve kuşakların kulladığı Türkçe'nin bile farklılığını görüyorsunuz satırlarda.

Defne Suman, yetkin, büyülü ve bence usta bir yazar olduğunu bu kitabıyla bir kez daha kanıtlıyor benim gözümde. Kahvaltı Sofrası da kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitap.

5 yorum:

  1. Sudur o su ;) sıcaklar bitince kendinden gider.
    Zafiros, son kitabı.. İlki kadar olmasa da çok etkilemişti beni de :)
    Ya çok ilginç o bekletme huyu bende de var! Mutluluğu daha uzun zamana yayma diyelim :))) hemen bitmesin eskimesin di mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet, işte o his :) ah bizim bu naifliğimiz, bilmem ne olacak :)

      Sil
  2. ah ah büyükadaaaa aşkıııım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen yakınsın gene Deep, ya ben ne yapayım, İstanbul'a yalnnız bir defa geldim onda da sadece belli başlı yerlere gidebildim :( o bile mucize sayılırdı bir günün içerisinde nereleri nereleri gezmiştim :)))

      Sil
  3. Hiç okumamışım bu yazarı, not alayım.

    YanıtlaSil

Derman

Gözlerimde bir damla, düştü düşecek.. Çok uzak bir yoldan eve dönmüş gibiyim; ve siz kollarınızı açıp karşıladınız beni.. Ne iyi geldiniz ba...