14 Kasım 2018 Çarşamba

Zamanı Geldi; Efsane İstanbul Gezim :)

Kaç gündür bu yazıyı yazmak için dikkatimi yoğunlaştırmaya çalışıyorum. Daha tam olarak da konuya odaklandığım söylenemez ama, yine de biraz anlatacağım :) Hem de "Gezi" etiketli ilk yazım olacak :)

Ben ki İstanbul görmemiş ender zatlardan biri olarak bu makus talihimi 9.11.2018 Cuma günü yendim :)

Kuzenim Almanya'dan Vodafone İstambul Maratonunu koşmaya gelecekti, o vesile oldu; onun sayesinde aylar öncesinden sözleşildiği gibi toplandık. Kuzenlerden ikisi de halihazırda zaten İstanbul'da ikamet ettiği için sağolsun evlerini bize açtı :)

Gidiş için hızlı tren tercih etmiştik; inanılmaz rahat bir yolculuk oldu bizim için. Pendik'te indiğimde İstanbul benim için pek bir değişik gelmemişti. Metroya binip son durak Kadıköy'e doğru yola koyulduk. Ne zaman ki metro yolculuğu bitip biz yüzeye çıktık; ne zaman karşımda denizi, vapurları ve Haydarpaşa'yı gördüm işte o an anladım İstanbul'a geldiğimi!!!


Sonra kuzen Ö. ile haberleştik, bize Bahariye taraflarında olduğunu söyledi. Biz dedik kendimiz geliriz :) Sora sora başladık yürümeye, tabii ben iki adımda bir -mecaz değil gerçek- "ayyy ne güzeeeel" diye etrafa aşk dolu bakışlarla bakıyordum :)


Işık doğudan yükselir, yazıyor :)




Kadıköy İdea'da bir kahve içtik, güneşi batırdık. Nasıl güzel bir mekanmış; hem kütüphane, hem deniz manzaralı!

Bu arada İstanbul'da en çok dikkatimi çeken şeylerden biri; inanılmaz kedi dostu bir şehir olması. Her yerde ama her yerde kediler var :) Bayıldım bu duruma bennn :)


Ertesi sabah benim yüzümden erkenden kalkıldı, yollara düşüldü. 9:15 vapuru ile karşıya -hemen de karşıya derim :)-, Beşiktaş' geçtik :)


Denizden Dolmabahçe...


Ankara'dan gitmeden arkadaşlarım H. ve E. muhakkak Beşiktaş Ortaköy arasını yürü demişlerdi. Ben de bunu Ö.'e sçyleyince rotamızı buna göre planladı sağolsun :) Çırağan Sarayı, Kabataş Lisesi arkasından yürüdük. Ne güzel bir yoldu öyle...

Veee....


Allahım, nasıl bir deneyim! Şimdiye dek hep TV'den seyrettiğim için, hem tanıdık hem yabancı. Ama kesinlikle hayran kalınası... Değil mi?



Sonra, taksiye bindik ve Ortaköy'ün ardından Taksim'e yollandık :) Çoğu fotoğrafı bulamadım şu an sonra eklerim :) Önce meşhur ıslak hamburgerden yedik :) İstiklal'e adımımı atar atmaz çarpan deniz havası yüzünden başımda da bir ağrı başladı. Bir koca battaniye şalı alıp kafama doladım hemen :)

Caddede yürürken de yine o bildik aşinalığı hissettim. Sağda solda hep tanıdık binalar... Çiçek Pasajı'na gittik mesela, Atlas ve Halep Pasajlarına.. :) Sonra Çikolatası ile ünlü J'Adore'de Oh La La Beatrice denen o mükemmel çikolatayı mideye indirdik :)


Gelmişken YKY'ye de uğradık ve hepimiz elimizde bir poşetle çıktık. Ben sadece ince bir kitap aldım; hatıra olsun maksat :) Aslında İlhan Koman'ın Akdeniz'ini de görmek istiyordum ama zaman kısıtlı, gezilecek yerler ise çoook fazlaydı...

Biraz daha ilerledik ve bilin nereye geldik?


:)))


Galata'dan aşağı indik Karaköy'e :)


Sonra yayan şekilde geçtik Galata Köprüsü'nden...


Balıkçılar ne güzeldi :)


Eminönü'ne gelince Mısır Çarşısı'na da uğradık. Aman Allahım!!! O ne izdihamdı öyle!!!



Kuzen D.'nin ağız tatlılığı, biz Berlin'e gidemedik henüz ama o bize Berliner ikram etti :))))


Sonra Ö. dedi ki, buraya kadar gelmişken tramvaya atlayıp bir kısa Sultanahmet Turu yapalım madem :) Çünkü ben dedlier gibi istiyordum Dersaadet'in bu kısmını görmeyi. İçlerini gezmeye vakit yoktu ama inşallah başka ve yakın bir bahara :)


Alman Çeşmesinin tavanına hayran kalmak isimli fotoğraf...





Sultanahmet Camii'nin içini ziyaret etmek istedim ama orada devasa bir kuyruk görünce hayallerim kırıldı :(


Keza Ayasofya'nın da ziyaret saati sonlanmak üzereydi bu vakitte...


Gülhane'de....

Sonra gene tramvayla Eminönü'ne döndük ve balık ekmeklerle turşu suyunu bir güzel mideye indirdik :) E, gelmişken balık ekmek de yemese miydik ;)

Sonra 17:45 vapuru ile Kadıköy'e geri dönüş...





Nasıl, beğendiniz mi çektiğim fotoğrafları?


Martı kardeş beni pazar günü uğurlarken...


Burası da Kadıköy İskelesi'nin üst katındaki İstanbul Kitapçısı... 
Doğrusu en hayran kaldığım yerlerden birisi oldu...
İnanılmaz güzel bir yerde, harika bir kitap-kafe:)
Haydarpaşa'ya karşı kahve içtim...
Gelmişken de kendime İstanbul Hatırası ayraç ve defter almadan da gitmedim,
Az kalsın uçağa yetişemeyecektik ama olsun :)


Yaa ilk İstanbul gezim böyle geçti...

İnşallah kısa vakitte tekrarı nasip olur :)))))

Görüşmek üzere!

11 yorum:

  1. İstanbul'u kısıtlı vakitte keyfili yanlarıyla anlatmışsınız sanki Heidi İsviçre Alplerinden Boğaz'a gelmiş gibi hissettim. Enerjiniz daim olsun :D

    YanıtlaSil
  2. Enn güzel yerleri gezmişsin :) Harika bir ilk tanışma olmuş bence. Arayı fazla açmadan yine gel :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşkee, ama baharda gelmek gibi bir niyetim var içimde yatan, kısmet diyelim :)

      Sil
  3. Bir an 2006'ya ışınlandım ve kendim sandım yazanı. 40 yıllık bir aradan sonra ben de bir nevi ilk kez gitmiştim İstanbul'a ve aynı senin duygularınla gezmiştim. Ama ben 10 gün kaldığım ve yanımda istanbul ustaları olup beni iğne deliğine kadar gezirdikleri için İstanbul kurdu olarak dönmüştüm. 12 yılda hemen her yıl gittim ve her yıl o güzelim şehrin nasıl çirkinleştirildiğini görerek ağlamaklı oldum. Hele bu yıl, en kötüsü bu yıldı. Yine de canım İstanbul, asla vazgeçmem...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen gibi yazabilsem daha ne isterim yahu :)))) iflah olmaz bir Ankaralı olarak bu kadar beğeneceğimi hiç sanmıyordum ama sahiden büyülü, aşırı aktif ve girdap gibi bir şehir..

      Sil
  4. Şansınıza havada güzeldi haftasonu.Yine bekleriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah inşallah ya :) hava güzeldi ama azıcık baş ağrısı yaptı, neyse ki ağrı kesici ile çözdüm problemi :)

      Sil
  5. eh en sevdiğim yerleri ve demirbaş yerleri gezmişsiiin ne güzeeel :)

    YanıtlaSil
  6. Ah İstanbul ne özlemişim seni. Çok güzel anlatmışsın.İnci Pastanesinden profiterol yemeden mi geçtiniz İstiklali. Bir dahakine not alın detim gitmediyseniz.

    YanıtlaSil
  7. Kıskandım inşallah bana da nasip olur gitmek :) çok güzel anlatmışsın kiii

    YanıtlaSil

Derman

Gözlerimde bir damla, düştü düşecek.. Çok uzak bir yoldan eve dönmüş gibiyim; ve siz kollarınızı açıp karşıladınız beni.. Ne iyi geldiniz ba...