24 Eylül 2018 Pazartesi

Gece Gece

"Tamam" diyorum, kendime her gün yarım saat ayrıacağım yazmak için,
Biraz da zorlamayla olacak, belli.
"İlle de yazacağım ben" diyorsan eğer, anladım başka yolu yok.



Serviste akşam dönerken hayran kaldığım o şeftali rengi gökyüzünü mesela,
Akşamüzerlerinin yaz bitimindeki o tatlı serin kokusunu,
Güz güneşine karşı kaldırıma sereseerpe uzanan köpeğin miskinliğini;
Nasıl da çekip çevirip anlatayım ben?

Ama işte içimde bir inatçı keçi var ve öyle de geveze ki bir an bile susmuyor,
"Yazacaksın" diye bastı ayağını kaldırmıyor bir türlü.

O yüzden diyorum ya, hep kaydeden gözlerle bakıyorum etrafa, nereden ne görsem de heybeye atsam diye.

Ev halkı uykuda, arkada "Dünyadan Sesler" çalıyor, bense klavyenin başına oturmuş kelimelerimi arıyorum. Onları bulduğumda, hikayemi de bulacağım sanırım.

Şimdilik çekmeceleri karıştırıyorum, kapıları çalıyorum, ayakkabıları deniyorum teker teker.
Bulduğum her kalıba girmeye çalışıyorum, olabildiğince fazla kişi olmaya.
Tek ömürde birden fazla yaşamı yaşamaya uğraşıyorum,
Her güne farklı bir gözle bakmaya.

Ne güzel, iyi ki bu blog var;
İçimde biriktikçe gelip buraya dökerim artık.

Bu arada, bu şarkı mükemmel;
Dinlemeden geçmeyin e mi?


3 yorum:

  1. İlham gelsin bekliyorum o vakit :)
    Ah şu şarkıları dinleyemeyiyorum, yasaklı iş yerimde ya ona yanarım :((

    YanıtlaSil
  2. Geldi bence gayet güzel yazıyorsun, yazı güzel şarkı güzel, kahve de güzel eşlik ediyor.

    YanıtlaSil

Derman

Gözlerimde bir damla, düştü düşecek.. Çok uzak bir yoldan eve dönmüş gibiyim; ve siz kollarınızı açıp karşıladınız beni.. Ne iyi geldiniz ba...