Dün öğleyin, beş yaşından beri büyümesine şahit olduğum kuzucum E. ile buluştuk; kendisi artık Hacettepe'li bir eczacılık öğrencisi. Ah zaman nasıl geçiyorsun.. Onun güzel bir genç kız olduğunu görünce kendi zamanımı yeniden idrak ettim. 35 oldum; bazen inanamıyorum. Yani evet 30'ları kabullendim, hatta sevgiyle kucakladım. Çünkü 30 yaş bana güzel bir bakış açısı verdi; 30'dan sonra kendimi daha iyi tanıdım. Ama 30'lu yaş dönemi en az Onbeş yıl sürse mesela, ah ne güzel olurdu. :)
| Fotoğraf bana aittir. |
Neyse, öğle arası mini buluşmamız için E'ciğime en sevdiğim kitaplardan olan "Baharda Yine Geliriz"i hediye seçtim Dost Kitabevi'nden. - Bu arada Baharda Yine Geliriz'in eski basımı vardı bende, kapağında bir Sıhhiye fotoğrafı olan hani, o kitap kayıp, nasıl mutsuzum, nereye gitti :( - Kendime de Tomris Uyar'ın Turgut Uyar'ı. anlattığı Ben Koşarım Aşağlara, Koşarım'ı aldım. Hatta E.'ciğimi beklerken başladım, dolmuşta işyerine dönerken biraz daha okudum.
Sonra Spotify'da dolaştım, Ezginin Günlüğü'nden Martı çıktı karşıma;
On Kalır benden geriye dokuzdan önceki on
Dokuz değil on kalır
On çiçek, on güneş, on haziran
On eylül, on haziran
On adam kalır benden, onu da
Bal gibi parlayan, kekik gibi bunalan
On adam kalır.
Ne kalır ne kalır
Tuz gibi susayan, nane gibi yayılan
Dokuzu unutulmuş on yüz mu kalır
Onu da unutulmuş bir şiir belki kalır
On çizik, on çentik, on dudak izi
Bir çay bardağında on dudak izi
Aşklardan sevgilerden
Suya yeni indirilmiş bir kayık gibi
Akıp geçmişsem, gidip gelmişsem
Bir de bu kalır.
Ne Kalır benden geriye, benden sonrası kalır
Asıl bu kalır.
On yerde adam geçse geçmese
Dağlardan tepelerden inen bir düzlüktüm,
anlaşılır.
Aksam olur bir günden dibe çökerim
Su içer dibe çökerim
İyimser bir duvarcıyım her gün bir tuğla
düşürürüm elimden
Bu yüzden gecikirim
Size bu sıkıntı kalır.
Ne Kalır
Kahvelere de kalın kalın kayısı vakti
Dişleri kesmeyenin en az kayısı vakti
Dişleri hiç kesmeyenden
Gün geçer kendi kalır
Kahvelerde kayısı.
Gezginim, açık denizlerden yanayım
Biraz da Akdenizliyim, bu işte böyle kalır
Akdenizli herkes konuşur duyarlığını
Başka ne Kalır
Biz ki bir konuşuruz geriye on şey kalır.
Ben buyum, dersin, arkadaş
Sevgilim ben buyum
Yüreğim vurgun, dişlerim altın
Ceketim sol omuzumda
Vakit vakit incelen vakit.
bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş
ah 35 ne şahane yaştır, keyfini çıkar Mimozacığım :) hem, bilinen sözdür malum, bir kadının en güzel yaşları 39 ile 40 arasındaki 10 yıldır :) sen daha oraya bile gelmemişsin. bak ben o patinajı bile atlayıp 51 oldum. İnanamıyorum :)
YanıtlaSilbarış bıçakçı hep candır, iyi ki var, iyi ki yazıyor dediklerimizden, değil mi? benim için en özeli "bizim büyük çaresizliğimiz" sanırım.
şiir beni aldı, başka diyarlara götürdü. çok sağol.
ezginin günlüğünün bu şarkısı bana hep nazım'ın "masalların masalı"nı çağrıştırır. özellikle de "Ben kendi yoluma gideceğim güneş kendi yoluna" dizesiyle. o da ne güzel şiirdir bu arada :)
51 mi? Hayatta inanmam Hocam :) ama söze bayıldım doğrusu, 39 ila 40 arası 10 yıl olduğunu bilmiyordum, öğrendiğim sevindim :))
SilVe İlkay gibi benim de Masalların Masalı'nı öğrenmeme vesile oldunuz, çok teşekkür ederim <3<3<3
tatlı şeker başlayıp hüzünlendi ve sonra şiirle bitti, ne güzel yazmışsın bu yazını ama :)
YanıtlaSilDeepcim, çok teşekkür ederimmmm :):):)
SilÖyle de dar bir zamanda yazmıştım ki, beğenmene çoookkk sevindim canım benim <3
YanıtlaSil