Döndüm, dolandım, ayaklarımı suya değdirdim, saçlarımı rüzgara bıraktım, güneşi batırdım, öğleye uyandım, Çağan'ın peşinden koştum asla yürümedim, sabrım tükendi, sabrım tazelendi, kilo almamak için az yedim, az uyudum, zaman zaman anksiyetem tırmandı, bazen de çok rahat oldum, temizlendim, paklandım ve gittim kendime bir uyduruk defter aldım, elime de kalem aldım, baktım ki yazmak istedim ve yazdım.
Şimdi masamın üzerinde duruyor. Çokça çalışıyor ve arada aklımdan geçenleri yazıyorum. Sanmayın ki kurdu. Hayır. O an aklımdan ne geçiyorsa, bir whatsapp mesajı yazar gibi kendime yazıyorum. Başka türlü olmayacak gibi hissediyorum, başka türlü olamayacağına inandırmak istiyorum, belki de zorluyorum kendimi. Çünkü içim şu an susuz bir kuyu gibi. Ben yeniden suyu arıyorum.

Selam giriş sözleriniz çok güzeli. Kendinize yazmak iyi yöntem bence yazmaya devam eskiden tarih atıp tekrar o yazıyı okuduğumda şaşırıyor altına yeni tarihli notlar ekliyorum. Şimdi bilgisayarda yazıyorum. Yazmak beni mutlu ediyor. Sevgiler.
YanıtlaSilYazmak bir çeşit meditasyon gibi...
YanıtlaSilYazmaktan hiç vazgeçmemeniz dileğiyle, iyi günler.
YanıtlaSildeftere yazdıklarından da yazabilirsin bizeeee :)
YanıtlaSilCanım Burçin'immm...
YanıtlaSilHep diyorum ya, yazmak en büyük reçete..
Rahatlatır deniyor yazınca, belli mi olur?
YanıtlaSil