9 Ağustos 2019 Cuma

Bir Pişmanlık: Yaz/a/mamak

Herhangi bir amacım olmadan kitapyurdu.com'u açmış, anasayfadaki kitalpara göz gezdirirken Ray BRADBURY'nin Yazın Sanatı ve Yaratıcı Yazarlık isimli kitabının arka kapak açıklamasında denk geldim şu cümleye;

« Her gün en az bin sözcük » yazamadığımız bir yaşamdan en fazla ne bekleyebiliriz ki?

Bu soru beni bir çarptı. Bir düşündürttü açıkçası.

Yazmak istiyorum. Evet. ama yazamıyorum. Ama yazmazsam eğer de hiç yazamayacağım. Yine de, günde bin sözcük yazabilsem, bir konunun peşine düşebilsem, onun üzerine düşünebilsem, düşüncelerimi sözcüklerle somutlaştırabilsem.. Farkındasınız değil mi? Hep dilek-şart kipi kullandığım cümleler bunlar. 

Acaba yapamayacağımı düşündüğüm için mi diliyorum böyle olmasını? Yoksa böyle cümleler kurarak kendimi olmayacağına inandırmak, kolaya kaçmak için mi şartlıyorum?

Paul Kauzmann
Bir ara ki yaklaşık üç sene evveline tekabül ediyordu, her gün en az yarım saat yazıyordum. Çok güzel bir disiplinim vardı. Daha evvelden de bahsetmişimdir; yüz sayfayı geçkin de gittim bir romanın peşinden. Ama sonra tuttum; "Pehhh" dedim, "Kim beni okusun?" Defterim bir köşede şimdi. Sayfalarını açmaya üzülüyorum, sanki karakterleri arafta bıraktım, en son hangi sahnedelerse orada tıkılıp kamışlar gibi...

Şimdi, peki ben böyle bir yaşamdan ne bekleyeceğim?

8 yorum:

  1. bekleme beklemek yaşam için kullanılacak bir eylem olmamalı bence , bir hareket hali olmalı sanki yaşam , gez ye iş yaz çiz oyna koş dans et sadece yürü bir çay iç ama bekleme :)

    YanıtlaSil
  2. ray bradbury okudum ben de en son :)

    YanıtlaSil
  3. Yazmaya devam edin, romanınızı kimin okuyacağını düşünmeden. Burada okunduğunuza göre, romanınız da okunur. Haydi! :)

    YanıtlaSil
  4. Bende de aynı durum var. Dönüp yazdıkarıma bakıyorum sonra gülüyorum kim okusun bunu diyorum . Hikaye biraz daha kolay ama romancılara helal olsun valla nasıl bir sabır var. Ama siz devam edin ne olursa olsun . Sanki yazmanızda ne oldu

    YanıtlaSil
  5. Yazı yazmak hiç anlam biçmediğiniz, gözünüzün her gün değdiği ama elinizin ilişmediği bir nesneyle başlamalıdır. Küçük bir kelimeyle başlayan hikayelerin sonu hep bir paragraflık koca cümlelerle bitecektir. Aslında bana göre kelimeler bakış açısını süsleyen biricik armağanlardır bizlere. Her gün üzerine basarak geçtiğimiz paspasın bizimle konuşup hikayesini anlattığı gün, yazmak denen okyanusa dalmışız demektir. O yüzden anlam ayırt etmeden hep yazın. Mutfaktaki çatalı da, bahçedeki çalıyıda.
    :)

    YanıtlaSil
  6. Yazmak var olmaya anlam kaymaktır. Günlük olaylar anılar. Torunun yazması ilerlesin diye ilkokul 1.sınıf her gün üç cümle yazıyordu. Tekrar olmayacak. Yokum yazmayı yeni öğrenmiş. Küçük adımlar deva I gelir bir işi zamana yaymak daha az yorar. Üç cümle bin sözcük önemli olan yazma eylemidir. Konuşma havada kalır yazı gerçekliktir. Sevgiyle kalın.

    YanıtlaSil
  7. Ben yazmaya da üşeniyorum bu sıralar, hiçbir şey yapmıyorum sanki :(( Kitabı biz okurduk :))

    YanıtlaSil
  8. ay düşünme böylee. yazmadan duramasan zaten yazardın kiiii :) sen işte arada yazmak istiyoon. taklı böle rahat oool :)

    YanıtlaSil

Derman

Gözlerimde bir damla, düştü düşecek.. Çok uzak bir yoldan eve dönmüş gibiyim; ve siz kollarınızı açıp karşıladınız beni.. Ne iyi geldiniz ba...