13 Ağustos 2018 Pazartesi

Renksiz Bir Pazartesi Sabahı

Alıntıdır.
Sabah uyandı, beyni uğulduyor. Çenesi tüm gece dişlerini sıkmasından kaskatı. Bir kaç defa hayali bir sakızı çiğner gibi oynattı eklemlerini. Ayakları yatağın kenarında alışkın hareketlerle terliklerini arandı kendiliğinden, bulamayınca da zihninden okkalı bir küfür geçirip soğuk mozaik zemine bastı pembe tabanlarını.

Bir iki motor homurtusu duyuldu pencereden, trafik gene tıkanmış; camın önündeki tekerler sabırsız beklemekte. Camı açsam içerisi egzoz dolacak. Pencereye uzattığı elini ani bir hareketle geri çekti. Bok vardı sanki, her sabah her sabah...

Kahverengi minik lekelerle bezeli musluğun başını zorlayarak çevirdi. Avuçları acıdı, tazyikle akan suda yatıştırmaya çalıştı. Bıktım bu musluktan da. Yüzünü acıtırcasına yıkadı. El yordamıyla bulduğu havluyla da sertçe kuruladı. Beyaz havluda kara kara lekeler...

Hangi maskeyi geçirsem yüzüme bugün? Tabii ki zoraki gülümseyeni...

Su lekeleri kaplı aynada zar zor görünen aksine baktı uzun denilebilecek bir süre. Pahalılarının ucuz taklidi olan makyaj malzemelerinin şaftı kaymıştı.

Gülümsemeyi hadi hallettin, peki gözler? Paslı bakışları hangi cilayla ovuştursan da parlatamazsın. Bacaların kustuğu kurumu hangi boyanın kapattığı görülmüş?

Bodrum katları, asgarisi yatırılan kartlar, her Allahın günü ticket ile McDonalds sırası.
Beyaz gömlek, siyah mini etek, alacası bulanmış şifon fular.
Akşama ayaklar haşat, belin kopmuş, yüzünde zoraki sırıtmanın ağrısı.

Buzdolabında buruşuk zeytinleri görünce, gerisingeri kapattı. Köşedeki tezgahtan açma alırım, serviste içimi bastırır. Allahtan servis var. Ölümü gördü, sıtmaya razı.

Alelacele giysilerini geçirdi üzerine. Geç kalmak istemeyen bir tavrı var. Kölelik dediği sisteme karşı ama hareketleri otoritenin istediği ölçüler dahilinde.

Plastik ayakkabılıktaki mavili çifte uzandı eli. Hepsinin sol tekleri topuk tarafından içe doğru eğrilmiş. Nerem doğru ki. Acı tebessüm. Sürüklediği adımlarla tırmandı merdivenleri. Apartmanın kapısından içeri giren güneş ışığı önce bir kamaştırdı gözlerini, sokağa adımını atınca düzeldi. Duruşu dikleşti. Sanki sabahki tükenmiş kadın o değil.

Artık insan selinde bir damlaydı.

6 yorum:

Derman

Gözlerimde bir damla, düştü düşecek.. Çok uzak bir yoldan eve dönmüş gibiyim; ve siz kollarınızı açıp karşıladınız beni.. Ne iyi geldiniz ba...